
İlk aşk insana acı vermeden geçmez; çünkü insan o anda yalnızca sevmeyi değil, kendini de tanımaya başlar.

Üç orta yaşlı adam, uzun bir akşam yemeğinin ardından ilk aşklarını anlatmaya karar verir. Ivan Sergeyeviç Turgenyev'in İlk Aşk anlatısında Vladimir Petroviç, anısını konuşarak aktarmak yerine yazıya dökmeyi seçer ve okuru on altı yaşındaki hâline götürür. Ailesiyle köyde geçirdiği yaz sırasında yirmi bir yaşındaki Zinaida'yla tanışan Vladimir, genç kadının güzelliği ve özgür tavırları karşısında ilk kez güçlü bir tutku yaşar. Zinaida'nın çevresindeki yaşça büyük ve toplumda yer edinmiş talipler ise bu heyecanı kıskançlık ve yetersizlik duygusuyla karıştırır.
Vladimir, Zinaida'nın sözlerini ve değişen davranışlarını anlamlandırmaya çalışırken çocuklukla yetişkinlik arasındaki eşiğe gelir. İlk duygunun saflığı, başkalarının arzuları ve aile içindeki sessiz gerilimlerle sınanır. Çerçeve anlatı, gençlik deneyimini yıllar sonra hatırlayan kişinin bakışıyla değerlendirerek aşk kadar hafıza ve yanılgı üzerine de düşünür. Turgenyev, kısa zaman aralığını dikkatli gözlemler ve ölçülü bir anlatımla genişletir. İlk Aşk, bir gencin idealize ettiği sevgiyle hayatın karmaşıklığı arasındaki mesafeyi keşfettiği psikolojik bir büyüme hikâyesidir. Anlatıcının geriye dönük sesi, gençliğin kesin sandığı duygulara ölçülü bir mesafe kazandırır.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

İlk aşk insana acı vermeden geçmez; çünkü insan o anda yalnızca sevmeyi değil, kendini de tanımaya başlar.

"...bazı yolların dönüşü, bazı hataların özrü, bazı insanların anlamı olmaz."

Tanrı aşkına, kalbindeki her şey yüzünden okunurken yalan söylemenin yararı ne?
“Tanrı aşkına, kalbindeki her şey yüzünden okunurken yalan söylemenin yararı ne?”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş