
İnsanın bir an önce kurtulmayı istediği duygulu anlar vardır!!!

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 272 p. 9 Kasim 1818´de Orel kentinde dogar. Babasi soylu bir ailedendi, fakat yoksul düsmüslerdi. Süvari albayi baba Turganyev, Spasskoye malikanesinin sahibi, yasli bir kadin olan, Varvara Petrovna Lutovina ile evlenir. Bu evlilikten Ivan dogar. Okumus, egitime, kültüre düskün fakat bir o kadar da sert olan annesi, suç isleyen toprak kölelerini, acimasizca cezalandirir, kirbaçlatir. Turganyev´in fikirleri bu durumlar yüzünden küçük yasta sekillenmeye baslar. Aile 1827´de Moskova´ya göç ettiginde Turganyev özel okullarda egitim görüp, özel ögretmenlerden dersler alir. henüz bir çocukken; Almanca, Ingilizce ve Fransizca´yi anadili gibi konusmaya baslar. Daha sonra Moskova ve Petersburg Üniversitelerinde okur. Felsefe fakültesini iyi derecede bitirir. daha sonra almanya´ya gider. Berlin Üniversitesi´ne girer ve Almanya´da 4 yil süreyle kalir. Tarih, klasik filoloji dallarinda çalismalar yapar, Yunanca ve latince ögrenir. Yurduna döner ve Petersburg Üniversitesi profesörlük sinavini kazanir. 1842 yili Turganyev için dönüm noktasidir. o sirada Rus elestirmen Belinski ile tanisir. Belinski´nin dialogta oldugu insanlar toprak köleligine karsi duran aydin kesimidir. Ilk yazinsal denemeleri disinda ilk ciddi çalismalari 1842´ye rastlar. Seçtigi yol; Puskin´in ortaya attigi ve Gogol´ün gelistirdigi gerçekçiliktir. Onu üne kavusturan ilk yapiti ´´Bir avcinin notlari´´ adini tasiyan dizidir, 1880 baskisinda bu kitap 25 öykü içerir. Öykülerin konulari; toprak agasi ve köylünün yasayisi, içinde bulundugu kosullardir. 1862 yilindan sonra yayimladigi her romaninda ise elestirmenlerin saldirilarina maruz kalir. Turganyev iki yil kadar süren bir hastaliktan sonra, 3 Eylül 1883´te Fransa´da Paris yakinlarindaki Bougival kasabasinda ölür. Cenaze töreni ayni yilin 9 Ekim´inde Petersburg´ta yapilir.
Bookspace topluluğundan 47 gönderi

İnsanın bir an önce kurtulmayı istediği duygulu anlar vardır!!!

Karakter, azizim, en önemli şeydir: İnsanın karakteri bir kaya gibi sağlam olmalı ki, kalan her şey onun üzerine inşa edilebilsin.

Bir romantik olsaydım ‘yollarımızın ayrıldığını hissediyorum’ derdim ama değilim, o yüzden sana birbirimizden bıktığımızı söylüyorum.

Eski bir İspanyol atasözü, 'Erkek evcilleşmemelidir' der.

Sevgi, kutsal sevgi tamamen güçsüz olabilir mi? Ah, hayır mezarın içinde saklı bir kalp ne kadar tutkulu, günahkâr veya isyankâr olursa olsun, üzerinde yetişen çiçekler masum gözleriyle sakince sonsuz huzuru veya "kayıtsız" doğayı değil, ebedi huzuru ve sonu olmayan hayatı da anlatırlar.

İnsanların kelimelere olan inançları gerçekten inanılmaz. Örneğin bir insana aptal de kendisini dövmesen bile kahrolur. Veya bir kişiye zeki olduğunu söyle, kendisine ödeme yapmasan bile memnun kalır.

Kanıtlamaya çalıştığım şu ki, bey, insan öz değerinin farkında değilse ve toplum için kendine saygı duymuyorsa sosyal yapının temelleri sağlam değil demektir
Atasözünü bilirsin 'Rus köylüsü Tanrı'ya bile kazık atar.'

Ancak öğle sıcağı geçer, yerini akşam ve gece alır, işte o zaman çektiği azapla tükenenler tatlı uykunun sessiz kollarına kavuşurlar.

İnsan hemen aptala dönüyor. Öğrendiklerini unutmamaya çalışıyorsun; sonra bir gün geliyor ve hepsi anlamsızlaşıyor; sana deneyimli ve aklı başında kişilerin böyle eski fikirlerle artık uğraşmadığını söylüyorlar, ve sen de eski kafalı, basit bir insan olup çıkıveriyorsun.

Yalnızca kavga etmek için dahi olsa insanın başka insanlara ihtiyacı vardır.

Şurada kapladığım alan, şu an bulunmadığım ve benimle hiçbir ilgisi olmayan alanların genişliğine oranla o kadar ufak ve yaşayacağım ömür, var olmayacağım sonsuzluğa kıyasla öylesine kısa ki!

Her arı her çiçekten birazcık rüşvet alır.

Eh, eğer beni anlamıyorsan sana şunu söyleyeyim, bir kadına parmağının ucunu kaptırmandansa yolda taş kırman yeğdir.

İnsan hemen aptala dönüyor. Öğrendiklerini unutmamaya çalışıyorsun; sonra bir gün geliyor ve hepsi anlamsızlaşıyor; sana deneyimli ve aklı başında kişilerin böyle eski fikirlerle artık uğraşmadığını söylüyorlar, ve sen de eski kafalı, basit bir insan olup çıkıveriyorsun.

Çok bilirsen yaşlanırsın.
Her arı her çiçekten birazcık rüşvet alır. (Yetkililer göreve!)😂

Şurada kapladığım alan, şu an bulunmadığım ve benimle hiçbir ilgisi olmayan alanların genişliğine oranla o kadar ufak ve yaşayacağım ömür, var olmayacağım sonsuzluğa kıyasla öylesine kısa ki!
Çok bilirsen yaşlanırsın.

Zamanın büyük bir kısmı yalnız geçiyor; bu bile tek başına insanı düşünceli olmaya iter.
Ancak zamanın hızlı veya yavaş geçtiğini dahi fark edemeyecek bir durumdaki insanlar genellikle olağanüstü derecede mutlu olurlar.
Zamanımın büyük bir kısmı yalnız geçiyor; bu bile tek başına insanı düşünceli olmaya iter.

Yalnızca kavga etmek için dahi olsa insanın başka insanlara ihtiyacı vardır.
Karakter, azizim, en önemli şeydir: İnsanın karakteri bir kaya gibi sağlam olmalıdır ki, kalan her şey onun üzerine inşa edilebilsin.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş