Ermiş

Ermiş

Halil Cibran

Yayıncı
Remzi Kitabevi
Sayfa
96
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2000

Özet

On iki yıldır yaşadığı kentten ayrılmaya hazırlanan El Mustafa, kendisini memleketine götürecek gemiyi beklerken halkın çevresinde toplandığını görür. Halil Cibran'ın Ermiş kitabında kentliler ondan gitmeden önce aşk, evlilik, çocuklar, çalışma, özgürlük, yasalar, güzellik, din ve ölüm üzerine konuşmasını ister. El Mustafa'nın her soruya verdiği yanıt, gündelik yaşamın bir yönünü şiirsel bir düşünceye dönüştüren kısa bir söylev niteliğindedir. Ayrılık çerçevesi, bu bağımsız bölümleri ortak bir veda anında birleştirir.

Cibran kesin kurallar sıralamak yerine benzetmeler, karşıtlıklar ve ritmik cümlelerle insanın kendi iç bilgisini fark etmesine alan açar. Sevgi sahip olmakla, özgürlük bağlardan bütünüyle kaçmakla, çalışma ise yalnız geçim sağlamakla sınırlanmaz. Konuşmalar birey ile topluluk, arzu ile sorumluluk, sevinç ile keder arasındaki bağı araştırır. Dinsel bir kurumun öğretisini izlemeyen metin, farklı inançlardan okurlara açık manevi bir dil kurar. El Mustafa'nın kentlileri dışarıdan yargılamaması, öğütlerin buyurganlığını azaltır; onların deneyimlerinde zaten bulunan anlamı görünür hâle getirir. Ermiş, yaşamın temel meselelerini kısa, simgesel ve kolayca yeniden okunabilen bölümlerle ele alan felsefi-şiirsel bir klasiktir.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 16 gönderi

Narin@narinim· 2h🇹🇷

• "Sana zincirlerini kırman için yalvaranlara güvenme. Çünkü gerçek özgür insan, zincirini de gardiyanını da kendisi yıkar."

13
Acina21@anicaa· 7ay🇹🇷

Ruhumuz çoğu zaman bir savaş alanıdır...

11
Çolpan@colpantek· 6ay🇹🇷

Kederinizin maskesi düşmüş halidir aslında sevinciniz.

11
Ünal görmüş@edmontdantes01· 10ay🇹🇷

“Özgürlük, zincirlerin yokluğu değildir; Ruhun kendi içindeki korkulardan kurtulmasıdır. Kendinizi tanıdığınızda ve kendi sınırlarınızı aştığınızda, Gerçek özgürlüğe ulaşırsınız.”

9
Çolpan@colpantek· 6ay🇹🇷

Sıkıntıdayken ve dara düşünce dua edersiniz hep; keşke sevinçleriniz doruğundayken ve bolluk içinde yüzerken de dua ede bilseniz.

9
Çolpan@colpantek· 6ay🇹🇷

Sevin bir-birinizi ama sevginize esir olmayın.

9
Amante de los libros@45mehmet· 10ay🇹🇷

“Hep yalnızlığın yolunu arayan biz gezginler bir günü sonlandırdığımız yerde başlamayız başka güne; Hiç bir gün doğumu günbatımının bıraktığı yerde bulamaz bizi. Tüm yeryüzü uykudayken bile yollara düşeriz .”

7
Amante de los libros@45mehmet· 10ay🇹🇷

“Gerçekte bedenin rahata düşkünlüğü ruhun tutkusunu öldürür, sonra da onun cenaze alayının ardından sırıtarak yürür.”

6
Amante de los libros@45mehmet· 10ay🇹🇷

“Yolları zor ve dik olsa da, aşk sizi çağırdığında onu takip edin. Kanatlarıyla sizi sarmaladığında ona teslim olun; tüyleri arasında gizlenmiş kılıçlar sizi yaralayacak olsa da. Ve sizinle konuştuğunda, inanın ona; bahçeyi harap eden kuzey rüzgârı gibi, rüyalarınızı sesiyle parçalasa bile. Zira aşk, taçlandırdığı kadar çarmıha da gerer sizi. Besler, büyütür, hem de budar.”

6
Mehmet Kızıl@mehmetkizil· 6ay🇹🇷

Ve bir kadın, “Bize acıdan bahset,” dedi. ​Ve o cevap verdi: ​“Acınız, anlayışınızı saklayan kabuğun kırılışıdır. Nasıl bir meyvenin çekirdeği, kalbi Güneş’i görebilsin diye kabuğunu kırmak zorundaysa, siz de acıyı bilmelisiniz. ​Ve eğer kalbinizi, yaşamınızın günlük mucizelerini hayranlıkla izlemek üzere açarsanız; acınızın, neşenizden hiç de daha az harikulade olmadığını göreceksiniz. Ve kırlarınızın üstünden mevsimlerin geçişini kabul ettiğiniz gibi, aynı doğallıkla kalbinizin mevsimlerini de onaylayacaksınız. ​Ve kederinizin kışını da pencerenizden huzur içinde seyredeceksiniz.”

5
Amante de los libros@45mehmet· 10ay🇹🇷

“Verdiği kap yaksa da dudaklarınızı, çömlekçinin kendi kutsal göz yaşlarıyla ıslattığı kilden yapıldı.”

4
Amante de los libros@45mehmet· 10ay🇹🇷

“Tarlalarınızdan gelip geçen mevsimleri kabullendiğiniz gibi, kalbinizin mevsimlerinide kabullenirsiniz .”

4
okuradam@player· 8ay🇹🇷

Sevinç ve Keder Daha sontasında, Bize sevincten ve kederden bahset," dedi bir kadın. El Mustafa cevap verdi: "Sizin sevinciniz, maskesi düşmüş kederinizdir. Gülüşinüzüin yükseldiği kuyunun tpatp aynıs, çoğu zaman gözyaşlarınızla dolmuştur. Başka türlü nasıl olabilirdi ki? Kederiniz varoluşunuzda ne kadar derin bir oyuk açarsa, içinizde de bir o kadar sevinç barındirabilirsiniz. Şarabınıza tutan bu kadeh, çömlekçinin firininda pisen kadchin ta kendisi değil midir?

3
Amante de los libros@45mehmet· 8ay🇹🇷

“Hep yalnızlığın yolunu arayan biz gezginler bir günü sonlandırdığımız yerde başlamayız başka güne; Hiç bir gün doğumu günbatımının bıraktığı yerde bulamaz bizi. Tüm yeryüzü uykudayken bile yollara düşeriz .”

1
Amante de los libros@45mehmet· 8ay🇹🇷

Fakat yüreğindekilerin pek çoğu söylenmeden kaldı. Çünkü daha derinlerdeki gizini kendisi dillendiremezdi.

1
Gökhan Çavdar@gokhancavdar16· 9ay🇹🇷

Aşk sizi çağırdığı zaman onu izleyin.. yolları dik ve zorlu olsa da..Çünkü aşk taçlandırdığı gibi çarmıha da gerer sizi. Hem besler, büyütür hem de budar sizi...

1

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir