
"İffetliğe vaaz etmek, doğaya karşı açık bir kışkırtmadır. Cinsel hayatın her aşağılanışı, ''kirli'' kavramiyla her kirletilişi,bizzat yaşama yönelik bir suçtur - yaşamın kutsal tipine karşı işlenmiş asıl günahtır."

Ecce Homo: Kişi Nasıl Kendisi Olur, Friedrich Nietzsche'nin kendi düşünsel dönüşümlerini ve kitaplarının doğuş koşullarını mercek altına aldığı sıra dışı bir öz değerlendirmedir. “Neden Böyle Bilgeyim?”, “Neden Böyle Akıllıyım?” ve “Neden Böyle İyi Kitaplar Yazıyorum?” gibi başlıklar, yazarın kendisini hem inceleme nesnesi hem de kışkırtıcı bir örnek olarak ortaya koyduğunu gösterir.
Nietzsche eserlerini hangi dönemlerde, hangi sağlık koşulları ve esinlerle yazdığını anlatırken düz bir hayat hikâyesi kurmaz. Kendi değişimini, düşüncelerinin gelişimiyle birlikte okur; Üst İnsan kavramına model olarak yine kendisini sunar. Buna rağmen anlaşılmayı beklemediğini sık sık söylemesi, metnin kendine güveni ile ironisi arasında sürekli bir gerilim yaratır.
Kitap, papazlara, insanlığın önüne ideal koyanlara ve Alman kültürüne yöneltilen sert çıkışlarla kişisel hesabı geniş bir değer eleştirisine dönüştürür. Nietzsche'nin okuma deneyimi rahat bir itiraf yakınlığı sunmaz; okuru yazarın kendi hakkında kurduğu büyük iddialarla yüzleşmeye zorlar. Ecce Homo, bir düşünürün nasıl “kendisi olduğu” sorusunu, eserleri, bedeni ve çağının değerleri arasındaki çatışmada arar.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

"İffetliğe vaaz etmek, doğaya karşı açık bir kışkırtmadır. Cinsel hayatın her aşağılanışı, ''kirli'' kavramiyla her kirletilişi,bizzat yaşama yönelik bir suçtur - yaşamın kutsal tipine karşı işlenmiş asıl günahtır."
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş