
“Kişi sevgi içindeyken, başka zamanlarda dayanabileceğinden çok daha fazlasına dayanır, her şeye katlanır.”

Deccal, okuru uzlaştırıcı bir tartışmaya değil, Friedrich Nietzsche'nin Hıristiyanlığa yönelttiği sert ve doğrudan eleştirinin içine çeker. Metin, bu inancın hayali nedenler ve kavramlarla beslendiğini, bilgiye karşı durduğunu ve hayatı onaylamak yerine zayıflık ile çileciliği yücelttiğini savunur. Nietzsche'ye göre köle ahlakını sürdüren bu öğreti, Batı kültürünün çöküşüne zemin hazırlayarak insanın içgüdülerini ve uygarlığın canlı güçlerini baskılar.
Bu yoğun saldırının merkezinde yalnız dinî inanç yoktur. İnançların demokratik süreçlerle devlet felsefesi düzeyine çıkarılması da eleştirilir; eşitlik, sıradan insan, üstün azınlık ve üstinsanın var olabileceği koşullar aynı kışkırtıcı düşünce hattında ele alınır. Böylece Deccal, din eleştirisini kültür, siyaset ve değerlerin nasıl kurulduğu sorusuyla birleştirir.
Okuma deneyimi, sakin bir kavram çözümlemesinden çok güçlü bir belagatle karşılaşmaya benzer. Nietzsche'nin hükümleri keskin, tonu zorlayıcıdır; metin okurdan bu iddiaları yalnız anlamasını değil, dayandığı hayat anlayışını da tartmasını ister. Böyle Buyurdu Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde ve Ecce Homo ile aynı düşünsel çevrede duran Deccal, yerleşik ahlakın insanı güçlendirip güçlendirmediğini en sert biçimiyle sorar.
Bookspace topluluğundan 9 gönderi

“Kişi sevgi içindeyken, başka zamanlarda dayanabileceğinden çok daha fazlasına dayanır, her şeye katlanır.”

“Kişi sevgi içindeyken, başka zamanlarda dayanabileceğinden çok daha fazlasına dayanır, her şeye katlanır.”

"Bu safi kurgu dünyası, gerçeklikten (doğa biliminden, tarihten) nefret etmesiyle, gerçekliğin yadsınmasıyla ayrılır; Hristiyanlık gerçekliğe muhtaç değildir, o gerçeklikten nefret eder."

Haksızlık asla eşitsizlikte değildir ancak “eşit” haklar telebindedir.

orospu cocugu omer

Bana göre hristiyanlık en büyük lanet,en derin bozulmadır.

Yanlızca tek bir hristiyan vardır o da çarmıha gerilerek öldürülmüştür.İncil anti-incil olmuştur.

Günahtan arınmanın insanı mutlu etmesi için o kişinin günahkar olması gerekmez,kendini günahkar hissetmesi gerekir.

Bazı insanlar ölümünden sonra doğar.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş