
Tanıdık sokaklarda yürürken birden yabancılaşmak, en yakındaki insana dokunurken kendini acemi hissetmek ve tamamlandığı sanılan döngünün daha büyük bir döngünün parçası olduğunu fark etmek: Düğün Birahanesi'nin öyküleri bu küçük baş dönmelerinden güç alır. Behçet Çelik, hayatın tekrar eden durumlarını dramatik gösterilere dönüştürmeden, gündelik ayrıntıların saklı ritmi içinde duyurur.
Arkadaşlıklar, ferah anlar, aile bağları, aşklar ve şehirlerin kuşatıcılığı farklı öykülerde yeniden belirir. Benzer deneyimler kişileri birbirine yaklaştırsa da herkesin göstermekte zorlandığı ya da bilerek gizlediği canlı renkler vardır. Koleksiyon, “Biz kimiz?” ve “Parça mıyız, bütün müyüz?” gibi soruları kesin cevaplara bağlamaz; bu soruların ilişkilerde ve kişinin kendine tuttuğu aynada nasıl çoğaldığını izler.
Abartısız ve yalın dil, büyük hükümler yerine tereddütlere, huysuzluklara, umutsuzluklara ve kısa sevinçlere alan açar. Şehir yaşamının insanları hem çevreleyen hem birbirine değdiren yapısı, öykülerin ortak atmosferini kurar. Çağdaş öyküde iç gerilim, toplumsal yakınlık ve gündelik hayatın sessiz dönüşleriyle ilgilenen okur, Behçet Çelik'in ayrıntıya yaslanan anlatımında tanıdık durumların beklenmedik renklerini keşfeder.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş