
“Tüm yollar eninde sonunda aynı yere varır sevgili Gladys." "Neresiymiş orası? " "Hayal kırıklığı."

Dorian Gray’in Portresi, Oscar Wilde’ın güzellik, ahlak, arzu ve çürüme üzerine kurduğu unutulmaz romandır. Genç Dorian Gray, portresinin yaşlanıp kirlenmesini dilerken kendi bedeninde sonsuz gençliğin cazibesine kapılır; bu dilek onu haz, kibir ve vicdan arasında karanlık bir yolculuğa sürükler.
Oscar Wilde, parlak üslubu ve keskin ironisiyle toplumun ikiyüzlülüğünü, sanatın büyüsünü ve insanın kendi gölgesiyle yüzleşmesini anlatır. Dorian Gray’in Portresi, gotik atmosferi ve psikolojik derinliğiyle klasik roman sevenler için hem sarsıcı hem de zarif bir okuma sunar. Roman, okuru güzelliğin bedeli ve ahlaki sorumluluğun kaçınılmazlığı üzerine düşünmeye çağırır.
Bookspace topluluğundan 59 gönderi

“Tüm yollar eninde sonunda aynı yere varır sevgili Gladys." "Neresiymiş orası? " "Hayal kırıklığı."

Üzerimizde en amansızca hâkimiyet kuran arzular, kaynağı konusunda kendimizi kandırdıklarımızdır. En zayıf güdülerimiz doğasını en iyi bildiklerimizdir.

“Zeki bir Fransız’ın dediği gibi, kadınlar bizde şaheserler yaratma arzusu uyandırıp sonra da o şaheserleri yaratmamıza engel olurlar. “

“İnsanın kendi kendini suçlamasının keyif veren bir yanı vardır. Kendi kendimizi suçladığımız zaman başka birinin bizi suçlamaya hakkı kalmadığını düşünürüz. İnsanın ruhunu suçluluk duygusundan arındıran şey itiraf etme eyleminin kendisidir; günah çıkartan rahip değil. “

“Her gün yeni bir yüz takıyoruz, ama içimizdeki yüz gittikçe çürüyor.”

“ Her mükemmel varlığın ardında da mutlaka bir trajedi vardı. Sanki en sıradan çiçeğin açması için bile dünyanın şiddetli doğum sancıları çekmesi gerekiyordu… “

“Şu dünyada acı çekmek dışında her şeyi anlayışla karşılayabilirim.” dedi. Acı çekmeyi anlayabilmem mümkün değil. Acı çekmek kötüdür, çirkindir, karanlıktır. Çağımızın acıya duyduğu sempati de hastalıklı bir şey var. İnsan yaşamının renklerine, güzelliğine coşkusuna sempati duymalı. Hayata dair yaralardan ne kadar az bahsedersek, o kadar iyi. “

Bir insan, kendisini olduğu gibi kabul etmezse, başkalarını etkilemek için sürekli bir maskenin ardına saklanır.

Cennet de cehennem de içimizde Basil.

“Gülmek bir arkadaşlık için hiç de kötü bir başlangıç değildir; bir arkadaşlığı sona erdirmeninse en iyi yoludur.”

"Şu yaşananları bir kitapta okusaydım oturur ağlardım."

Bütün yollar aynı noktada son bulur, sevgili Gladys." "Nedir o?" "Hayal kırıklığı."

“Boğmaya çalıştığımız her dürtü zihnimizde kuluçkaya yatıp bizi zehirliyor.”

simdilerde yanik bir yurel sayisiz baskilar yapabiliyor

“Bilmek her şeyin sonu olur. Çekici olan bilememektir. Sis her şeye harika bir güzellik katar.”

1sa "Bilmek her şeyin sonu olur. Insana cazip gelen, bilmemektir. Pus, her şeye muhteşem bir güzellik katar." "Kimine yolunu da şaşırtabilir." "Tüm yolların sonu aynı noktaya çıkar, sevgili Gladys." "O nedir?". "Hayal kırıklığı."
"Sahip olunan her türlü fiziksel ve zihinsel ayrıcalığın felâkete sürükleyen bir yanı vardır; devrik kralların sendeleyen adımlarında izini sürebileceğimiz bir felâket. Diğerlerinden farklı olmamak daha iyidir. Çirkinler ve aptallar bu dünyada her şeyin en güzeline sahiptirler."

Kendi kişiliğim, sırtıma binen bir yük haline geldi. İyice içime kapandım. Kaçmak, uzaklaşmak, unutmak istiyorum.

“Bütün yolların sonu aynı noktaya çıkar, biricik Gladys.” “Ya o nedir?” “Hayal kırıklığı.”

Çirkinler ve aptallar bu dünyada her şeyin en güzeline sahiptir. “

"Sığ hüzünler, sığ aşklar uzun ömürlüdür. Büyük aşklar, büyük üzüntülerse kendi büyüklüklerinin kurbanı olurlar."

Bunu günlüğüme yazacağım. Neyi? Ateşten yananın ateşe doymadığını!

Bunu gece günlüğüme yazacağım. Neyi? Ateşten yananın ateşe doymadığını.

Eğer mağara insanları gülmeyi bilselerdi, dünyanın tarihî farklı olurdu.