
Johann Wolfgang von Goethe, Doğu-Batı Divanı'nda Batı şiiri ile klasik İslam edebiyatı arasında yaratıcı bir konuşma kurar. Hâfız, Şeyh Sadi, Nizâmî ve Mevlânâ gibi şairlerden esinlenen metinler, doğuyu uzaktan seyredilen bir tema olarak kullanmaz; nazire, mecaz ve şiirsel karşılık verme geleneğini eserin biçimine taşır. Divan düzeni, farklı kültürlerin birbirini nasıl okuyabileceği sorusunu şiirin imkânlarıyla araştırır.
Goethe'nin olgunluk dönemi düşüncesini yansıtan kitapta aşk, inanç, bilgelik, sanat ve iktidar üzerine sesler yan yana gelir. Şair, İslam dünyasının edebî ve düşünsel mirasını kendi diliyle yeniden işlerken basit bir taklide yönelmez. Benzerlikler kadar mesafeler de korunur; doğu ile batı arasındaki ilişki, tek yönlü bir etkilenmeden çok karşılıklı yorum alanına dönüşür.
Bu Türkçe baskıda Senail Özkan'ın kapsamlı giriş yazısı, Goethe'nin din anlayışını, doğuya bakışını ve şiirlerdeki mecazların kaynaklarını açıklar. Bu eşlik sayesinde Doğu-Batı Divanı, şiirsel yapısıyla birlikte Johann Wolfgang von Goethe'nin kültürler arası düşünme çabasını izleten katmanlı bir eser olarak belirir. Okuma, şiirsel yoğunluk ile tarihsel açıklamayı birlikte sunar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!