
"Hiçbir şey umutsuz olmaya değmez, kuşkusuz umutlu olmaya da değmeyeceği için. Böylece her şeyden; sondan olduğu kadar ilkten de, çöküşten olduğu gibi çıkıştan da vazgeçmiş, kurtulmuş oluruz."

Emil Michel Cioran'ın Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne kitabı, varoluşu başlangıçtan itibaren kuşku altında tutan kısa aforizmalardan oluşur. Cioran ölüm korkusundan önce doğmuş olma olgusuna yönelir; bilinç, zaman, uykusuzluk, inanç ve insanın kendi benliğiyle kurduğu huzursuz ilişkiyi keskin parçalar hâlinde ele alır. Metin düzenli bir felsefe sistemi kurmak yerine, aynı sorulara farklı açılardan dönerek kesin cevap arzusunu da tartışmanın parçası yapar.
Aforizma biçimi kitabın düşüncesini yalnız kısaltmaz, ona ritim ve gerilim kazandırır. Bir cümlede karamsar görünen bir yargı, sonraki parçada ironi ya da öz-eleştiriyle yön değiştirebilir; bu nedenle metin tek bir “hayat karşıtı” teze indirgenemez. Parçaların bağımsız görünmesi, doğum, ölüm, bilinç ve zaman çevresindeki soruların birbirine dönerek ilerlemesini engellemez; tersine her dönüş önceki kesinliği yeniden sınar. Cioran'ın yaklaşımı, insanın kendi varlığını açıklama çabasındaki çelişkileri öne çıkarır ve düşünceyi sonuçtan çok kesintili bir yüzleşme olarak sunar. Sonuçtaki biçimsel güç, varoluşsal ağırlığı yoğun, bağımsız, keskin ve birbirini sorgulayan cümleler içinde taşımasından ve gerilimi her parçada yenilemesinden gelir.
Bookspace topluluğundan 22 gönderi

"Hiçbir şey umutsuz olmaya değmez, kuşkusuz umutlu olmaya da değmeyeceği için. Böylece her şeyden; sondan olduğu kadar ilkten de, çöküşten olduğu gibi çıkıştan da vazgeçmiş, kurtulmuş oluruz."

"Kederli insanın duası hiçbir zaman Tanrı 'ya ulaşacak kadar güçlü değildir."

"Aşılamaz acı yoktur."

"Olanaklar açısından zengin, düşündüğümüzden daha yaratıcı ve daha merhametli olan Zaman, yardımımıza koştuğu gibi, bizi her an küçük düşürme yeteneğine de sahiptir."

"Yıllar geçtikçe anlaşabileceğimiz kişilerin sayısı da azalıyor. Artık başvuracak kimse kalmadığında, bir ismin içine düşmeden önce olduğumuz gibi olacağız sonunda. "

Sabrımız olsun olmasın, her birimizin uzun süredir ölümü beklediği çok açık. Ancak ölüm geldiğinde anlarız bunu... tadını çıkarmak için çok geç kaldığımızda.

"... İnsan sadece bir darbe yediği zaman dua ettiği için, bundan, hiçbir duanın hiçbir zaman amacına ulaşmamış olduğu sonucu çıkar."

"Çocuklar anababalarına karşı gelirler, gelmeliler. Anababaların da yapabileceği bir şey yoktur, zira onlar genellikle canlılar arasındaki ilişkileri belirleyen bir yasaya boyun eğmişlerdir. Şöyle ki, herkes kendi düşmanını doğurur."

"Her fırsatta canının sıkılmasına katlanacaksın: Talihin böyle istiyor.:

"Her zaman beklenmedik olayların en kötüsüyle karşılaşmak korkusuyla yaşadığımdan; her koşulda, daha önce davranmayı denedim: Tam ortaya çıkmadan kendimi felaketin içine atarak."

- Sabahtan akşama kadar ne yapıyorsunuz? - Kendime katlanıyorum.

"Cennet'in dışında kaldığımın bilincinde olmadığım tek bir an bile yoktur."

"Bizden daha az acı çekmiş biri tarafından yargılanmış olmayı kabul etmek mümkün değil. Hemen hemen herkes, kendini değeri bilinmemiş bir Eyüp sanır."

Cennet katlanılır gibi değildi,yoksa ilk insan ona alışırdı;bu dünya da daha katlanılır değil,çünkü burada cenneti özlüyor...

"Saatler geçmek istemiyor. Gün uzak ve ulaşılmaz görünüyor. Gerçekte, beklediğim gün değil, ama bir türlü geçmek bilmeyen zamanın şu unutkanlığı ... Kendimi, infaz öncesinde, hiç değilse iyi bir gece geçireceğinden emin ve mutlu bir ölüm mahkumu gibi hissediyorum!"

– Sabahtan akşama kadar ne yapıyorsun? – Kendime tahammül ediyorum.

başkalarının kusuru bende var... ama yine de bana onların yaptığı tuhaf görünür... Cioran

Bizden daha az acı çeken biri tarafından yargılanmayı kabul etmek imkansız.

Belleğimizde kalanlar kirpik kırpmadığımız gecelerden kalanlardır.Gece ki bellek emzirir.

sabahtan akşama kadar ne yapıyorsunuz? kendime katlaniyorum

Herkes ilk anınnın kefaretini öder
Uyuyamayanın her gün yaşadığı çarmıh acısının yanında, İsa’nın bir kerecik çarmıha gerilmesi nedir ki?
“İki düşman,aynı ama bölünmüş iki kişidir. ➡️ Gelecekle ilgili görüşüm o kadar kesin ki,çocuklarım olsaydı hemen boğardım. ➡️ Birine bir sır vermek deliliğini işlediğimiz zaman,bu sırrı saklayacağından emin olmanın tek…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş