
"Tat duyusu, bir tabak yemegin icindeki malzemeleri asip anilarimiza, kulturumuze ve belki de genlerimize kazinir. Bellegimizdekinin benzeriyle karsilastigimizda duyulari ve hatirimizdan cikmis olan anilari bir anda tetikler. Masaya oturunca once gozlerimizi doyurur, kadeh tokusturarak ses cikarir, kulaklarimizi devreye sokariz. Agzimiza yaklasirken burnumuzun not verdigi yiyecekler once dudaklarimiza dokunur, sonra dilimize. Agzimizin icinden kayarken de doku ve sicaklik farkliliklarini hisseder, tadini aliriz. Guzel bir yiyecekten farkli bir lezzet aldigimizda bu yalnizca bellegimize kaydolmakla kalmaz, gonlumuzde de yer eder. Ascilik meslegini zanaat olmaktan sanat olmaya donusturen fark iste budur.Istedim ki yeni yetisen sefler, konusunun ve mesleginin gecmisini kendi dillerinde okusunlar ve daha iyi kavrasinlar. El becerilerini mutfak kulturu bilgileriyle zenginlestirerek yorum kabiliyetlerini gelistirip kendilerini assinlar ve yaraticiliklari cossun. Cunku dunyanin en eski yeme-icme kulturlerini barindirmis olan bu cografyada ustu tozlanmis bilgi cok da, bu bilgilerin tozunu atarak, yorumlayip yeni bir ekol yaratan, yeni bir cigir acan az." Tarihi sumerlere dayanan en eski ickiyi… Io 26. yy'da yapraklari tedavi icin cignenen bitkiyi… Osmanli(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 248Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Oglak Yayincilik
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!