
Herkesin gözü dışarıdadır: Ben gözümü içime çevirir, İçime diker, içimde gezdiririm. Herkes önüne bakar, Ben içime bakarım: Benim işim gücüm kendimledir. Hep kendimi seyreder, Kendimi yoklar, Kendimi tadarım.

Michel de Montaigne (1533-1592): "Kendini tanı" ve "Ne biliyorum?" gibi temel sorularla yola çıkarak bir insanda insanlığın bütün hallerini yoklayan "deneme" türünün isim babasıdır. 1571'de kitaplarıyla birlikte çiftliğine çekilmesiyle başlayan bu yaratıc.
Bookspace topluluğundan 55 gönderi

Herkesin gözü dışarıdadır: Ben gözümü içime çevirir, İçime diker, içimde gezdiririm. Herkes önüne bakar, Ben içime bakarım: Benim işim gücüm kendimledir. Hep kendimi seyreder, Kendimi yoklar, Kendimi tadarım.

Kırdım diyorsun zincirlerimi Evet köpek de çeker koparır zincirini. Kaçar o da , ama halkaları boynunda taşıyarak...

Bir amaca bağlanmayan ruh,yolunu kaybeder; çünkü her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.🤎

YAŞAMAK KÖLELİK OLUR , ÖLMEK ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ OLMASA ...

Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgârdan hayır gelmez

"Zekanın en çok görülen işaret ve belirtisi, neşedir." - Montaigne

Bir kavgaya sudan sebeplerle katılanların sudan sebeplerle ayrılmaları da olağandır. İlişkilerde de durum aynıdır

Dost ve dostluk dediğimiz çokluk ruhlarımızın beraber olmasını sağlayan bir rastlantı ya da zorunlulukla edindiğimiz inintiler yakınlıklardır. Benim anlattığım dostlukta ruhlar o kadar derinden uyuşmuş karışmış kaynaşmıştır ki onları birleştiren dikişsiz silip süpürmüş ve artık bulamaz olmuşlardır. Onu niçin sevdiğim bana söyletmek isterlerse bunu ancak şöyle anlatabilirim sanıyorum: çünkü o, o idi ben de bendim.

Plinius’un da dediği gibi, herkes kendisi için bir derstir; elverir ki insan kendini yakından görmesini bilsin.

"ağlamakta zevktir!"

Bir kapının kapalı olduğunu anlamak için o kapıyı itmek gerekir.

Yalnız yaşamanın bir tek amacı var sanıyorum,o da daha başıboş daha rahat yaşamak.Fakat her zaman ,buna hangi yollardan varacagimizi pek bilmiyoruz.Cok kez insan dünya işlerini bıraktığını sanır;oysa ki bu islerin yolunu değiştirmekten başka bir şey yapmamıştır.Bir aileyi idare etmek bir devleti idare etmekten hiç de kolay değildir.Ruh nerde bunalirsa bunalsin ,hep aynı ruhtur; ev işlerinin az önemli olmaları,daha az yorucu olmalarını gerektirmez.Bundan başka,saraydan ve pazardan el çekmekle hayatımızın baş kaygilarindan kurtulmuş olmuyoruz. Dertlerimizi acıtan akıl ve hikmettir, O engin denizlerin ötesindeki yerler değil Horatius Memleket değiştirmekle kıskançlık,cimrilik,kararsızlık,korku,tutku bizi bırakmaz. Ve keder,atimizin terkisine binip gelir. horatius onlar manastırlar da,medreselerde ile peşimizi bırakmazlar.Bizi onlardan ne çöller kurtarabilir,ne mağaralar,ne de bedenimize ettiğimiz işkenceler:

... çünkü iyi tarafımız da bütün günahlardan arınmış değildir.

"Issız yerlerde, kendin için bir evren ol."

Dünyanın en büyük cezaevi , cahil insanların kafalarının içidir ..

Akla yatkın hiçbir düşünce yoktur ki tam terside akla yatkın olmasın.

“… nefret ettiğimiz şey yüreğimizde yeri olan şeydir.”

Bir kisinin yanılması bütün halkın yanilmasina yol açar,bütün halkın yanılması da sonradan teklerin yanilmasina.Boylece yanlışlık elden ele geliştikçe gelişir,biçimden biçime girer;o kadar ki işin en uzağındaki tanık en yakınındakinden daha çok şeyler bilir;olayı ilk öğrenen son öğrenenden daha inançlı oluyor.Bunda da şaşılacak bir şey yok;çünkü insan bir şeye inandı mi ona başkasını da inandirmayi bir borç sayar,kolay inandırmak içinde anlattığına dilediği gibi cekiduzen vermekten ,bir şeyler katmaktan çekinmez:Karşısındakinin karşı koyma gücünü kırmak,onun kafasının alabileceğini sandığı gibi konuşmak ister.

Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak.

hayat kendiliğinden ne iyi, ne kötüdür: ona iyiliği, kötülüğü katan sizsiniz.

Talih insana bütün nimetlerini verse, onları tadabilecek bir ruh gerekir. Bizi mutlu eden, bir şeyin sahibi olmak değil, tadına varmaktır.

dışımızda aramayalım kötülüğü, içimizdedir o; ciğerimize işlemiştir.

yaşamamızı ölüm kaygısıyla, ölümümüzü de yaşama kaygısıyla bulandırıyoruz.

Kendi zihninde özgür olmayan insan, dünyanın hiçbir yerinde hür olamaz.
“En büyük, en şerefli eserimiz doğru dürüst yaşamaktır. Geri kalan her şey, başa geçmek, para yapmak, binalar kurmak, nihayet ufak tefek eklentiler, yollardır.”
“Ancak küçük ruhlar işlerin ağırlığı altına ezilir; onlardan sıyrılmayı, bir yerde durup yeniden başlamayı bilmezler.”
“Yitirdiğimiz dostların hatırası, çok eski bir şarabın acılığı gibi, mayhoş elmalar gibi hoşumuza gider." Attalus”
“Vicdanımız bizi günah işlememeye, isteklerimiz azaldığı için değil, aklımızın gereklerine uyarak zorlamalıdır.”
“acaba benliğim mi değişiyor,yoksa ayni konulari ayri koşullara ve ayri bakimlara göre mi ele aliyorum?”
“Yaşadığımız müddetçe hoşumuza giden düşünce aracılığıyla gösteriyoruz kendimizi.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş