
Herbir karakterin iç dünyasını öyle sahici anlatmış ki, muhteşem.

Dalgalar, üç erkek ve üç kadının çocukluktan yaşlılığa uzanan hayatlarını dışarıdan anlatmak yerine onların zihinlerine yaklaşarak kurar. Virginia Woolf, 1931'de yayımlanan romanda bilinç akışı tekniğini kullanır; olayların yalnız gerçekleştiği biçimi değil, kişilerin içinde bıraktığı izleri duyurmaya çalışır. Yan yana yürüyen bedenler, birbirine yaklaşan ve yeniden ayrılan düşünceler gibi görünür.
Romanın yapısı geleneksel olay örgüsünden uzaklaştıkça dış dünya geri çekilir, iç seslerin ritmi öne çıkar. Aradaki sessizlikler de konuşur. Dalgaların çağrışımı, zamanın geçişini ve karakterlerin değişen yaşlarını tek bir doğrusal açıklamaya ihtiyaç duymadan birbirine bağlar. Çocukluk, yetişkinlik ve yaşlılık ayrı dönemler olmaktan çok, hafızada birbirine çarpan katmanlara dönüşür.
Woolf'un resim çizer gibi kurduğu dil, okuru yalnız ne olduğunu öğrenmeye değil, cümlelerin hareketini hissetmeye davet eder. Metinde beliren “hikâyeler var mı?” sorusu, anlatının kendi biçimini de tartışmaya açar: Bir hayat gerçekten tek, doğru bir hikâyeye sığabilir mi? Dalgalar'ın merkezindeki deneyim, altı kişinin sesini ayrı tutarken onların ortak zaman ve varoluş duygusunu aynı ritimde duyabilmesidir.
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

Herbir karakterin iç dünyasını öyle sahici anlatmış ki, muhteşem.

"bibliyoterapi" saatimdeyimdir 😇
"Güneşin doğuşunu izlemek, dünyanın her sabah yeniden kurulduğuna ve her şeye yeniden başlanabileceğine dair verilmiş sessiz bir sözdür."

okuyan var mi ? baslayacagim bugun 💫

cok sans vermek istedim ama okuyamayacagim sanirim ya ...

bu kitap cok kalabalik
“Yine de nefretimizin sevgimizden ayırt edilmesi neredeyse olanaksız.”
“Güneş daha da yükseldi. Mavi dalgalar, yeşil dalgalar sahilin üstünden hızla bir yelpaze geçirdiler, boğadikenlerinin kıyısından dolaştılar, kumun şurasında burasında sığ ışık gölleri bıraktılar. Arkalarında soluk siyah…”
“Ve benim içimde de dalga yükseliyor. Kabarıyor; sırtı kavisleniyor. Bir kez daha yeni bir arzunun farkında oluyorum, süvarisinin önce mahmuzladığı sonra da gemini çektiği gururlu at gibi bir şey yükseliyor altımda.…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş