
Nilgün ile Sinan'ın ilişkisi, alışılmış bir aşk hikâyesinin malzemelerini taşır; Pınar Kür ise Bitmeyen Aşk romanında bu malzemeyi anlatının kendisini sorgulamak için kullanır. İki karakter yaşadıklarını kendi bakışlarından aktarırken araya giren yazar figürü olayları düzenlemeye, açıklamaya ve sözde nesnel bir çerçeve kurmaya çalışır. Ne var ki bu müdahaleler, gerçeği sabitlemek yerine kimin anlattığı ve hangi ayrıntının seçildiği sorularını çoğaltır.
Roman, aşkı duygusal bir ideal olarak sunmak yerine arzu, kıskançlık, benlik ve hatırlama biçimleri üzerinden inceler. Nilgün ile Sinan'ın sesleri birbirini tamamladığı kadar çelişir; yazar karakter de güvenilir bir hakem olmaktan uzaklaşır. Zaman çizgisindeki sıçramalar ve doğrudan okura yönelen yorumlar, klasik aşk romanının kesintisiz olay örgüsünü bozar. Pınar Kür, üslup ile temayı bir araya getirerek bir ilişkinin sonucu kadar o ilişkinin nasıl anlatıldığını da romanın konusu yapar. Bitmeyen Aşk, aşkın tek bir doğru öyküsünün bulunup bulunamayacağını araştıran, karakterlerle anlatıcı arasındaki sınırı bilinçli biçimde karıştıran üstkurmaca bir romandır. Okurdan taraf seçmesini değil, farklı anlatıların taşıdığı duygusal ve düşünsel gerilimi tartmasını ister.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş