Richard Sennett'in Beraber kitabı, kabileci, yarışmacı ve benmerkezci bir dünyada işbirliğinin nasıl yeniden öğrenilebileceğini sorgular. Zanaatkâr ile başlayan üçlemenin ikinci çalışması olan metin, birlikte yaşamanın iyi niyetten fazlasını gerektirdiğini savunur. Irksal, etnik, dinsel ya da ekonomik açıdan farklı insanlarla ilişki kurmak, çağdaş toplumların önündeki temel sorunlardan biri olarak belirir.
Sennett, insanların kendilerine benzemeyenlerden kaçınmasını ve modern siyasetin kent ortaklığından çok kabile bağlılığına yaklaşmasını eleştirir. Kabilecilik ile bencilliğin nedenlerini araştırırken işbirliğini kendiliğinden doğan bir uyum olarak görmez. Ona göre bu, pratik yapılarak geliştirilen, zaman isteyen ve öğrenilebilir toplumsal bir beceridir; başarılı ortaklaşmanın temelinde çekişmekten çok dinlemeyi ve tartışmayı öğrenmek vardır.
İşbirliğinin gerçekleştiği alanlar gündelik hayatın içine yayılır. Sokak köşeleri, okullar, işyerleri, yerel siyaset ve sanal dünya, farklılıklarla temasın sınandığı ortamlar olarak değerlendirilir. Beraber, anlaşmazlığı ortadan kaldırmayı değil, farklı insanların birbirini duymasını sağlayacak ilişki biçimlerini kurmayı amaçlar. Bu yönüyle kitap, toplumsal birlikteliği soyut bir idealden uygulanabilir bir davranış ve dikkat pratiğine dönüştürür.