
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. in Turkish. 275 p. Aydinlanma sorusu Kant'in sordugu ve cevap aradigi bir konudur. Michel Foucault derslerinde ve birçok yerde yaptigi konusmalarda Kant'in sorusuna deginmektedir. Burada ele alinan "Aydinlanma nedir?" sorusu bu çerçeve içinde olusmustur. Bir yandan disiplin toplumu üzerine düsünmekte, diger yandan ise "dogruyu söyleme" cesaretini birlikte ele almaktadir. Foucault bunu "hakikat oyunlari" olarak adlandirmaktaydi. Bu adlandirma Foucault'nun kavramsallastirdigi bu bakistir. Bir bakima, içinde yasadigimiz toplumlarin ana sorunlarindan biri haline gelmektedir: Adalet ile hukuk ve gerçek arasindaki iliskinin ve siki bagin, bugünkü toplumda çözülmeye basladigini izlemek bir mesele olarak karsimizda durmaktadir. Foucault'nun henüz 1980'li yillarin ilk yarisinda düsündügü bu durum, bir yandan "kendini tanima" diger yandan ise "kendiligin endisesi" olarak birbirlerinden ayrilmaktadir. Foucault, Sokratesçi "kendini tanima" düsüncesinden Eski Yunan ve Roma toplumlarinda gitgide yeni bir bakis olarak "kendiligin endisesinin" olusmaya basladigini birçok kez vurgulamistir. Bu geçis, ayni zamanda, toplumsal olarak politika ile profesyonel alana ait bir politika arasindaki ayirimda görünürlük kazanmaktadir. Kant'in sorusu, "Aydinlanma nedir?", hem egemenlik hem de cesaret ile bulustugunda parrhesia ile birlesmektedir: Dogruyu söylemek veya baska türlü bir sekilde formüle edersek, dogru bildigini söylemek.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!