
İçinde en ufak bir merak duygusu yoktu. Aslına bakılırsa heyecan ve duygu denen şey çoktandır terk etmişti onu.Acı da hissetmiyordu artık.

Ateş Yakmak, Jack London'ın doğa karşısında insanın sınırlarını yalın ve sert bir anlatımla görünür kıldığı kısa metinlerinden biridir. Okur, soğuk, yalnızlık, deneyim ve inat gibi temaların iç içe geçtiği yoğun bir hayatta kalma gerilimiyle karşılaşır. London'ın güçlü gözlem duygusu, hikayeyi yalnız bir macera olmaktan çıkarıp insanın kendine fazla güvenmesinin sonuçları üzerine düşündürür.
Bu eser, kısa sürede etkili bir okuma arayanlar için dikkat çekici bir seçenektir. Ateş Yakmak, Jack London'ın doğa-insan çatışmasını abartısız ama çarpıcı biçimde işleyen anlatı dünyasını tanımak isteyen okurlara da hitap eder. Metnin gücü, büyük açıklamalardan çok atmosfer, ritim ve kaçınılmazlık duygusunda yoğunlaşır.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

İçinde en ufak bir merak duygusu yoktu. Aslına bakılırsa heyecan ve duygu denen şey çoktandır terk etmişti onu.Acı da hissetmiyordu artık.

YENİ KİTAP Bir kitap yazabilmek için insanın önce anlatacak şeyleri olmalı. İşte Jack London’ın inanılmaz başarısını sağlayan nedenlerden biri buydu. Kısacık yaşamı boyunca bin türlü yaşantı içinde, sayısız işe girip çıkmıştı. Denizcilik, rıhtımlarda hamallık, inci avcılığı, kuzeyde, en uzak yerlerde, ayı balığı avı… Dünyanın yarısını, adım adım, bir serseri olarak gezmişti. Bu gezilerini kitaplarında anlattı. Çoğu zaman aç dolaşır, parklarda, sıraların üstünde, samanlıklarda, arabaların içinde uyurdu. Kuru topraklar üstünde yattığı geceler pek çoktu. Ülkesi ABD’de yüzlerce kez tutuklanıp cezaevine atıldı, ayrıca Meksika’da, Mançurya’da, Japonya’da, Kore’de çeşitli cezaevlerine girip çıktı.

Doğa bizim ne düşündüğümüzle ya da ne hissettiğimizle ilgilenmez. Biz gitsek de nehirler akmaya, rüzgarlar esmeye devam edecek. Büyük trajedimiz, kendimizi bu evrenin merkezinde sanmamızdır. ( Uykumdan uyandım ateşler içindeyim)

Bu adam soğuk nedir bilmiyordu. Muhtemelen nesiller boyunca atalarının hiçbiri soğuğu, gerçek soğuğu tanımamış, suyun donma ısısının altmış derece altını görmemişti. Ama köpek soğuğu bilirdi; bütün ataları bilirdi ve o da bu bilgiyi atalarından miras almıştı. Köpek, bu kadar korkunç soğukta dışarıda dolaşmanın iyi bir şey olmadığını da bilirdi.

SON Eğer yeterli yiyecek bulabilmiş olsa bunu dert edinmezdi. Ayrıca bir insan kırk yaşındaysa forma girmesi yirmi yaşına göre çok daha zordu. Evinin iki km’lik yolunu tuttu bir kalem pirzola yemiş olsaydı maçı kazanmış olacaktı