
“Dünyada en çok sevdiğiniz kişi tarafından aldatılmaktan daha korkunç bir şey yoktur.”

İstanbul'un suç haritasında edebiyat ve tutkunun izini süren Ahmet Ümit'in Aşkımız Eski Bir Roman kitabı, Başkomser Nevzat'ı üç ayrı uzun öyküde farklı vakalarla karşılaştırır. Kitaba adını veren öyküde kurmaca kadın kahramanlara saplantılı bir adamın ölümü, edebî hayranlık ile gerçek hayat arasındaki sınırı karartır. Diğer vakalarda göz ardı edilmiş genç bir kadının cinayeti ile İstanbul'a gelen bir Rus bilim insanının kayboluşu araştırılır. Nevzat, Ali ve Zeynep delilleri takip ederken toplumsal konumun hangi mağdurların görünür sayıldığını nasıl etkilediği de açığa çıkar.
Ümit klasik polisiye sorusunu, yani suçun kim tarafından işlendiğini, karakterlerin kendileri ve başkaları için kurdukları hikâyelerle birlikte ele alır. Edebiyat göndermeleri süsleyici ayrıntılar olmaktan çıkar; arzu, kıskançlık ve kimlik yanılsamasının suç anlatısını nasıl biçimlendirdiğini gösterir. Üç öykünün ortak merkezi Başkomser Nevzat'ın deneyimi ve vicdanıdır, fakat her vaka İstanbul'un başka bir sosyal katmanını öne çıkarır. Kitabın biçimsel gücü, bağımsız dosyaları tek bir büyük olay örgüsüne zorlamadan aynı adalet duygusu ve insan ruhuna yönelik kuşkucu merak çevresinde birleştirmesinden gelir.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

“Dünyada en çok sevdiğiniz kişi tarafından aldatılmaktan daha korkunç bir şey yoktur.”

O kadar yozlaşmışız ki artık mutluluğu bile satın alacak hale gelmişiz.
“Ama yürek çelikten yapılmıyor, bir süre sonra el bombası gibi gümlüyor işte o yüreği gümletmeyelim Ali zalimleri sevindirmenin alemi yok”
“caddeye cikinca sert bir ruzgar carpti yuzume ama ne yalan soyleyim hosuma gitti.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş