Jack London'ın Adem'den Önce romanı, modern bir Amerikalı çocuğun rüyalarını insanlığın çok uzak geçmişine açılan bir geçit gibi kullanır. Çocuk, tarihöncesi çağda yaşayan alter egosu Kocadiş'in deneyimlerini görür; anlatı bu geçişle bugünün bilinciyle ilkel dünyanın korkuları arasında gidip gelir. Kocadiş'in ait olduğu “Halk”, hem ağaçlarda hem mağaralarda yaşarken çevresinde farklı gelişim aşamalarındaki iki insansı topluluk daha vardır.
Ağaç İnsanları henüz yere tam olarak inmemiş, vahşi maymunlara yakın bir yaşam sürer. Ateş İnsanları ise ateş yakabilen, ok ve yay kullanabilen daha gelişmiş bir gruptur. Bu üç topluluğun yan yana varlığı, doğaya karşı mücadelenin yanına değişen beceriler ve güç dengeleri arasındaki çatışmayı da ekler.
Jack London, yirminci yüzyıl başında evrim tartışmasını düş gücüyle çalışan bir maceraya dönüştürür. Modern anlatıcının binlerce yıllık mesafesi, Kocadiş'in yaşadığı tehlikeleri güvenli bir gözleme indirgemez; tam tersine, korku ve çatışmayı bedensel bir yakınlıkla hissettirir. Roman, uzak atalara bakarken insanı insan yapan özelliklerin ne zaman ve hangi baskılar altında biçimlendiğini düşündüren karanlık bir başlangıç hikâyesidir.