
Hiçbir zaman içinde bulunamayacağımız fotoğraflar, asla önünde duramayacağımız binalar, adım atma ihtimalimizin dahi olmadığı merdivenler, binemeyeceğimiz trenler, alamayacağımız biletler, gidemeyeceğimiz şehirler, sokakta yürürken karşılaşma ihtimalimizin olmadığı insanlar, asla kuramayacağımız cümleler, gelmeyecek günler, geçmeyecek yıllar... Ve yine de bütün bunların yokluğunda yaşayıp gidiyoruz. Olmamış anıların ağırlığı omuzlarımızda, hiç başlamamış hikayelerin sessizliği dilimizde. Bazen bir gölgenin içinde kalıyoruz, Bazen bir sesin yankısında... Ama hep "olmayan"ın içinde sürükleniyoruz!!!






