Okuma

Tutunamayanlar'ın Okurları Oğuz Atay Öldükten Sonra Geldi

· 6 dk okuma

“Tutunamayanlar, Oğuz Atay'ın 1970 TRT Roman Ödülü'nü kazanan ve 1971-72'de iki cilt hâlinde yayımlanan romanı. Mühendis Turgut Özben, arkadaşı Selim Işık'ın ölüm haberini aldıktan sonra onun hayatının izini sürer. Kitap ilk çıktığında az ilgi gördü; Atay 1977'de öldü ve roman asıl okurlarını 1980'lerden sonra buldu.”

Bugün Tutunamayanlar'dan bir cümle paylaşmamış okur bulmak zor. Ama kitap ilk çıktığında durum bambaşkaydı. İki ciltlik, alışılmadık biçimde yazılmış, kimi zaman şiire kimi zaman sözlüğe dönen bir romandı ve dönemin eleştirmenleri onunla ne yapacaklarını bilemediler.

Oğuz Atay kitabının yeniden basılışını göremedi. Bu yazı romanın kendisi kadar o gecikmenin de hikâyesi, çünkü Tutunamayanlar'ı neden bu kadar sevdiğimizi en iyi o gecikme açıklıyor.

Bir ölüm haberiyle açılan roman

Turgut Özben düzenli bir hayatı olan bir mühendis. Evli, iki çocuklu, işinde başarılı. Bir gün okul arkadaşı Selim Işık'ın hayatına son verdiğini öğreniyor.

Roman bu haberle açılıyor ve geri kalanı Turgut'un Selim'i yeniden tanıma çabası. Selim'in tanıdıklarını tek tek buluyor, bıraktığı defterleri, şiirleri, yarım kalmış yazıları okuyor. Okudukça kendi hayatının ne kadar ezberden yaşandığını fark ediyor.

Selim'i tanıdıkça portresi netleşiyor. Okumuş, hassas, kimseye tam olarak benzemeyen, girdiği her ortamda biraz fazlalık gibi duran biri. Ne işe ne aileye ne de bir fikre yerleşebilmiş. Romanın adı da buradan geliyor: tutunamayanlar, onun gibi hiçbir yere tutunamayanlar.

Tutunamayanlar konusu kabaca bu: ölen arkadaşını anlamaya çalışan bir adamın, bu sırada kendine yabancılaşması. Yanında bir de Olric var, Turgut'un hayalî uşağı ve yol arkadaşı. Turgut en dürüst konuşmalarını onunla yapıyor.

Neden ilk okurlarını bulamadı

Kitabın biçimi 1970'lerin Türk romanına uymuyordu. Bölümler iç monolog olarak başlayıp şiire, mektuba, sahte bir ansiklopedi maddesine dönüşüyor. Selim'in tutunamayanları bilimsel bir türmüş gibi sınıflandırdığı sayfalar var; onlara Latince bir ad bile uyduruyor: Disconnectus erectus.

Dönemin edebiyatı büyük ölçüde toplumcu gerçekçilikle ilgileniyordu. Köyü, emeği, sınıf çatışmasını anlatan romanların yanında, bir mühendisin kafasının içinde dolaşan ve kendisiyle alay eden bu kitap tuhaf durdu. TRT'nin roman ödülünü almıştı ama pek satmadı, üzerine pek az yazıldı. Okurun eline geçen de çoğu zaman ilk cildin ortasında bıraktı.

Oğuz Atay 1977'de, kırk üç yaşında beyin tümöründen öldü. Kitaplarının yeniden basıldığını, okunduğunu, alıntılandığını göremedi.

Okurlar sonradan geldi

Roman 1984'te İletişim Yayınları tarafından yeniden basıldı ve bu kez bambaşka bir okurla karşılaştı. Büyük şehirlerde okuyan, iş hayatına yeni atılan, kendini hiçbir kalıba sığdıramayan bir kuşak Selim'de kendini buldu. Kitap elden ele geçti, cümleleri ezberlendi ve sonraki her kuşakta yeni okurlar buldu.

Kitabı sevdiren bir şey daha var ve az söylenir: Tutunamayanlar çok komik. Turgut'un Olric'le atışmaları, Selim'in kendisiyle dalga geçen şiirleri, bürokrasiye ve aile sofralarına yapılan parodiler okuru sık sık güldürüyor. Hüzünle alay aynı sayfada duruyor; okurlar kitabı biraz da bu yüzden kendine bu kadar yakın buluyor.

Gecikmenin asıl sebebi de muhtemelen bu. Tutunamayanlar bir dönemin değil, bir hâlin romanı. O hâl yaygınlaştıkça, şehirler büyüyüp hayatlar birbirine benzedikçe kitap da daha çok okundu.

Bugün kim okuyor

Bookspace'te 2.935 okur Tutunamayanlar'ı rafına ekledi, son bir haftada 51 kişi daha (Bookspace topluluk verisi, Ekim 2026). Kitaptan 141 alıntı paylaşılmış ve en çok işaretlenen satırlar olay örgüsünden değil, Selim'in iç sesinden geliyor:

“Eski silik bir para gibi piyasadan çekiliyorum, yerime yenisini basacaklar, kimse fark etmeden yavaş yavaş sönüyorum.”

İletişim baskısı 724 sayfa ve bir oturuşta bitecek bir kitap değil. Ama sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın; Tutunamayanlar parça parça okunmaya da uygun ve okurların çoğu bazı bölümlerine yıllar sonra geri dönüyor. Atay'ın ironi dolu diline alıştıysanız Tehlikeli Oyunlar doğal bir sonraki adım.

Bir kitabın arkasındaki hayatı merak ediyorsanız Küçük Prens'in Hikâyesi Bir Uçak Kazasıyla Başlıyor yazısı aynı soruyu başka bir isim üzerinden soruyor. Aynı damardaki romanlar için Türk Romanı sayfasına bakabilirsiniz.

Bookspace, kitapseverleri okudukları kitaplar üzerinden eşleştiren tanışma ve okuma topluluğu uygulamasıdır.

#Tutunamayanlar #Oğuz Atay #Türk edebiyatı #Türk romanı #okuma

İlgili yazılar

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?