Okuma
Şeker Portakalı'ndaki Zezé Yazarın Ta Kendisiydi
· 5 dk okuma

“Şeker Portakalı, Brezilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos'un 1968'de yayımladığı roman. Rio'nun yoksul bir mahallesinde büyüyen beş yaşındaki Zezé'nin, bahçedeki küçük bir portakal fidanıyla kurduğu arkadaşlığı anlatır. Kitap büyük ölçüde otobiyografik: Zezé, yazarın kendi çocukluğudur ve Vasconcelos onu kırk sekiz yaşında yazdı.”
Noel sabahı beş yaşında bir çocuk uyanıyor ve evde hediye yok. Babası işsiz, annesi fabrikada çalışıyor, ablaları durumun farkında. Çocuk bunun neden olduğunu tam olarak anlamıyor ama kendince bir sonuca varıyor: kötü bir çocuk olduğu için.
Şeker Portakalı böyle bir yerden açılıyor ve okuru oradan yakalıyor. Kitabın bu kadar çok ağlatmasının sebebini genelde olaylarda arıyoruz. Asıl sebebi anlatıcıda aramak gerekiyor.
Zezé'nin dünyası
Zezé, Rio de Janeiro'nun kenar mahallelerinden Bangu'da yaşıyor. Haylaz, dili sivri, başı durmadan belaya giren bir çocuk. Komşular ona şeytan diyor, evde sık sık dayak yiyor. Öte yandan kimse öğretmeden okumayı sökmüş, kafasında sürekli hikâye kuran biri.
Aile yeni bir eve taşınıyor ve bahçede küçük bir portakal fidanı var. Kardeşleri büyük ağaçları kapışırken Zezé o cılız fidanı seçiyor, ona bir isim veriyor ve onunla konuşmaya başlıyor. Ağaç da cevap veriyor, en azından Zezé'nin dünyasında.
Şeker Portakalı'nın konusu kabaca bu: evde sevgiyi bulamayan bir çocuk onu önce bir ağaçta, sonra hiç beklemediği bir yetişkinde, Portuga adında yaşlıca bir adamda buluyor.
Portuga kitabın sessiz merkezi. Zezé'ye vurmayan, onu dinleyen, saçmaladığında gülümseyen ilk yetişkin. İkisinin arkadaşlığı gizli kalıyor, çünkü Zezé bir yetişkinin ona neden iyi davrandığını kimseye açıklayamayacağını biliyor. Kitabın en sıcak sayfaları onlara ait.
Okurların en çok işaretlediği satırlardan biri, Zezé'nin kendi yerini tek cümlede özetlediği yer:
“Zaten herkes, her zaman her konuda haklı. Haklı olmayan bir ben varım.”
Kitabı bir çocuk değil, kırk sekiz yaşında bir adam yazdı
José Mauro de Vasconcelos 1920'de Rio'da doğdu. Ailesi yoksuldu ve çocukluğu Bangu'da geçti. Zezé'nin evi, kardeşleri, mahallesi, yediği dayaklar büyük ölçüde onun kendi hayatından geliyor.
Kitabı 1968'de, kırk sekiz yaşındayken yazdı. Arada çok farklı işlerde çalışmış, ülkenin dört bir yanını dolaşmıştı. Kendi anlatımına göre bu hikâyeyi yıllarca içinde taşımış, sonra kısa bir sürede kâğıda dökmüştü.
Bu bilgi kitabı okuma biçimini değiştiriyor. Anlatıcı beş yaşında ama metni kuran el yarım asır yaşamış birine ait. Çocuk sesi taklit edilmiyor, geri çağrılıyor. Yetişkin yazar o çocuğa ne olacağını biliyor ve yine de onun gözünden anlatmayı seçiyor.
Okurun ağladığı yer, çocuğun anlamadığı yer
Romanın asıl tekniği burada. Zezé olanları yaşıyor ama çoğunu anlamıyor. Babasının neden sinirli olduğunu, ablasının neden ağladığını, büyüklerin bazı şeyleri neden ondan sakladığını bilmiyor. Kendine bir açıklama uyduruyor ve çoğu zaman suçu kendinde buluyor.
Okur ise anlıyor. İşsizliğin bir evi nasıl zehirlediğini, bir çocuğa atılan tokadın aslında kime yönelik olduğunu görüyor. Kitabı ağlatan şey bu iki bilgi arasındaki mesafe: çocuğun bilmediği, okurun bildiği.
Bu yüzden Şeker Portakalı çocukken okununca başka, yetişkinken okununca başka bir kitap. İkisi de aynı sayfalardan çıkıyor. Çocukken Zezé'nin maceralarını okuyorsunuz. Büyüyünce onun yanında duran ama göremediği her şeyi.
Kitabın son bölümlerini burada anlatmayacağım. Sadece şunu söyleyeyim: Vasconcelos sonu yumuşatmıyor.
Neden hâlâ elden ele geçiyor
Şeker Portakalı Türkiye'de kuşaklardır okunuyor; Can Yayınları kitabın kırkıncı yılı için özel baskı bile yaptı. Bookspace'te de 4.312 okur kitabı rafına ekledi ve 90 alıntı paylaştı. Sadece son bir haftada 46 kişi daha ekledi (Bookspace topluluk verisi, Ekim 2026).
Klasikleri incelediğimiz Dünya Klasikleri Arasında Okurların Beğendikleri yazısında da Şeker Portakalı en çok konuşulan ikinci kitaptı. Kısa olması da işe yarıyor: Can Yayınları baskısı 184 sayfa, bir hafta sonunda bitiyor.
Zezé'nin hikâyesi orada kalmıyor, Vasconcelos onu Güneşi Uyandıralım ile sürdürdü. Bir kitabın arkasındaki gerçek hayatı merak ediyorsanız Küçük Prens'in Hikâyesi Bir Uçak Kazasıyla Başlıyor yazısı aynı soruyu başka bir kitap üzerinden soruyor.
Bookspace, kitapseverleri okudukları kitaplar üzerinden eşleştiren tanışma ve okuma topluluğu uygulamasıdır.
#Şeker Portakalı #José Mauro de Vasconcelos #dünya klasikleri #klasik roman #okuma






