Çocukluğunun tanıdık dünyasından uzaklaşan Zezé, varlıklı fakat katı bir ailenin evlatlığı olarak yeni hayatına uyum sağlamaya çalışır. José Mauro de Vasconcelos, Güneşi Uyandıralım'da Şeker Portakalı'nın duyarlı kahramanını büyümenin başka bir eşiğine taşır. Zezé maddi açıdan daha rahat bir çevrededir; yine de özlediği insanlardan uzak kalması, sevgi ve aidiyet ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Bu kez ona eşlik eden hayal arkadaşı bir şeker portakalı fidanı değil, çok sevdiği kurbağasıdır. Aşçı Dadada'nın şefkati, öğretmeni Fayolle'ün ilgisi ve babası gibi gördüğü Fransız şarkıcı Maurice Chevalier'nin varlığı, çocuğun yalnızlığına farklı biçimlerde karşılık verir. Zezé, yetişkinlerin koyduğu sınırlarla kendi canlı hayal gücü arasında bir yer açmaya çalışırken dostluğun kan bağıyla sınırlı olmadığını keşfeder.
Güneşi Uyandıralım, hüzün ile çocukça neşeyi aynı anlatıda buluşturan bir büyüme romanıdır. Vasconcelos, Zezé'nin dünyaya sığmayan duyarlılığını renkli ayrıntılar ve sıcak ilişkiler üzerinden işler. Eser, korunmak isteyen bir çocuğun aynı zamanda kendi iç sesini koruma çabasına odaklanır; sevginin yokluğu kadar beklenmedik yerlerde yeniden kurulabilmesini de önemser.