
Javier Marías’ın Yarının Yüzün 3: Zehir, Gölge, Veda romanı, Jacques Deza’nın İngiliz istihbaratındaki görevinin kişisel ve ahlaki sonuçlarıyla yüzleştiği üçlemenin son bölümüdür. Başkalarının gelecekte nasıl davranacağını sezme yeteneği nedeniyle işe alınan Deza, Londra’daki gizli yapının şiddet yöntemlerini gördükten sonra Madrid’e, ailesine ve geride bıraktığı ilişkilere döner.
Dönüş, geçmişten kaçış sağlamaz. Deza, eski eşi Luisa’yı koruma isteğiyle gözetleme, tehdit ve müdahale arasında seçim yaparken daha önce eleştirdiği yöntemlere yaklaşır. Tupra’nın temsil ettiği kurumsal güç ile Deza’nın özel hayatı arasındaki sınır giderek silinir; anlatı, bir insanın başkasında gördüğü kötülük ihtimalinin kendi eylemlerini nasıl zehirleyebileceğini araştırır.
Marías gerilimi yalnız olayların hızından değil, hafıza, ihanet ve sorumluluk üzerine uzayan düşünce hareketlerinden üretir. Roman, casusluk anlatısının araçlarını kullanırken şiddetin hangi koşullarda meşrulaştırıldığını ve bilgiyi taşıyan kişinin bu bilgi karşısındaki yükümlülüğünü sorgular. Final cildi, üçlemenin siyasal gözetim temasını aile sevgisi, kayıp ve vedayla aynı ahlaki düzlemde buluşturur. Deza’nın gözlem yeteneği sonuçta bir üstünlükten çok, verdiği her kararı ağırlaştıran bir sorumluluğa dönüşür.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
“Asırlar böyle geçiyor işte, hiçbir şey teslim olmuyor, sona ermiyor, her şey bulaşıyor, hiçbir şey yakamızı bırakmıyor. Ve bütün bunlar omuzlarımızın üstüne yağan kaygan ve yumuşak kar gibi akıp gidiyor; yalnız bu kar…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş