
Paperback. 14,00 / 21,00 cm. In Turkish. 175 p. Insanlarin sözlerini anlamadim hiç Tanrilarin kollarinda büyüdüm ben. diyen sairin yazdigi tek romandir Hyperion. Hölderlin'in bu eserinde düs kirikligina ugramis bir kahramanin agit niteligindeki yasamina taniklik ederiz. Hyperion'un Bellarmin'e yazdigi mektuplar ve sevgilisi Diotima ile mektuplasmalarindan olusan roman elbette bundan daha fazlasidir. Varliklarin gerçek özünü tanima, insanin büyük yalnizligi, aci ve sevinçler, geçmise duyulan özlem Hyperion'un ana temasidir ve Alman romantizmiyle klasisizmi tek bir potada eritmesi bakimindan dünya edebiyatinin essiz eserleri arasinda yer alir. Birçok sair ve yazar dünyada bulunmus olmanin cosku ve trajedisini Hölderlin'in bu yari mitsel, yari edebî eserinde bulmustur. Hyperion, Hölderlin'in öbür dünyaya, tanrilarin yeryüzündeki görünmez vatanina olan gençlik rüyasidir, hülyali bir sekilde korunan, hiçbir zaman gerçek hayata tam anlamiyla uyanamadigi bir rüyadir: "Henüz seziyorum, bulamasam da" der ilk parçada; herhangi bir deneyim olmadan, dünyayi hiçbir sekilde tanimadan, hattâ sanat biçimlerine dair herhangi bir bilgiye sahip olmadan baslar o sezgili genç hayati siire dökmeye, onu henüz yasamadan. Stefan Zweig, Kendi Hayatinin Siirini Yazanlar, "Hölderlin" Insan varolusu temelden "ozanca"dir. Biz siiri, tanrilarin ve nesnelerin özünün kurucu adlandirilmasi olarak anliyoruz. "Ozanca barinmak" demek, tanrilarin huzurunda bulunmak ve nesnelerin özünün yakinligina siginmak demektir. Martin Heidegger, "Hölderlin ve Siirin Özü"
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!