
Duvarlarla çevrili Tek Devlet'te insanlar cam evlerde yaşar, günlerini ortak bir programa göre düzenler ve sürekli gözetim altında tutulur. Yevgeni Zamyatin'in Biz romanında bireyler isimler yerine numaralarla tanımlanır; kişisel mahremiyet ve bağımsız seçim, kusursuz düzen idealine karşı tehlike sayılır. Matematikçi D-503, devletin büyük projesi İntegral'in yapımında çalışırken bu sistemin doğruluğuna inanır. I-330 ile karşılaşması ise ona bastırılmış istekleri, hayal gücünü ve kurallarla açıklanamayan duyguları tanıtır. D-503'ün iç dünyasındaki değişim, Tek Devlet'in insan doğasını denetleme iddiasıyla çatışır.
Roman, totaliter iktidarı yalnız yasaklar ve cezalar üzerinden değil, verimlilik, mutluluk ve güvenlik vaatleri üzerinden de inceler. Saydam mimari, herkesin görülebildiği fakat kimsenin gerçekten tanınmadığı bir toplumun simgesidir. Zamyatin, sanayi düzeninin mekanik ritmini anlatıcının parçalanan düşünceleriyle karşı karşıya getirir; böylece dil de D-503'ün dönüşümünü yansıtır. Biz, özgürlüğün belirsizliği ile dayatılmış huzurun kesinliği arasındaki gerilimi büyüten öncü bir distopyadır. Bireyin kendine ait bir “ben” kurma çabasını, devletin herkesi tek bir “biz” içinde eritme isteğine karşı yerleştirir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!