Cahit Sıtkı Tarancı'nın Ziya'ya Mektuplar adlı eseri, şairin Ziya Osman Saba'ya uzun yıllar boyunca yazdığı mektupları bir araya getirir. Lise yıllarında başlayan dostluk, Cahit Sıtkı'nın ölümüne kadar sürer ve iki edebiyatçının hem kişisel hayatına hem de üretim sürecine tanıklık eder. Diyarbakır, Paris, Burhaniye ve Ankara'dan gönderilen mektuplar, değişen şehirler içinde devam eden yakınlığın izlerini taşır.
Yazışmalarda iki şair birbirlerinin şiirlerini değerlendirir, eleştirilerini paylaşır ve edebiyat üzerine düşünür. Cahit Sıtkı'nın kendi şiir dünyası, tamamlanmayı bekleyen dizeleri ve yazma koşulları bu kişisel konuşmalar içinde açılır. 18 Temmuz 1943 tarihli mektupta ölüm üzerine düşündüğü beyitle hayata bağlılığı yan yana gelir; bir şiirin devamının zaman ve havaya bağlı oluşu, yaratıcı sürecin belirsizliğini gösterir. Farklı şehirlerde sürdürülen bu alışveriş, mesafenin dostluğu ve edebî dayanışmayı kesmediğini kanıtlar. Eleştiri, iki şair için karşılıklı güvene dayanan üretken bir konuşma biçimine dönüşür.
Mektuplar, dönemin başka edebiyatçılarına ilişkin görüşleri de içerir ve özel bir dostluğu edebiyat tarihinin canlı kaynağına dönüştürür. Okur, yayımlanmış şiirlerin arkasındaki tartışmaları, tereddütleri ve karşılıklı desteği doğrudan izler. Derleme, iki yazarın uzun soluklu arkadaşlığını yaratıcı emeğin nasıl paylaşıldığını gösteren samimi bir belge olarak sunar.