
Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Ali, okulunu bırakıp geçimini sağlamak için varlıklı bir tüccarın yanında çıraklık yapmaya başlar. Yavuz Bahadıroğlu'nun Zengin Olan Dilenci kitabına adını veren öykü, bu kimsesiz çocuğun cimri ve acımasız Osman Bey'in dükkânındaki güç günlerini izler. Ali kazandığı parayla ancak karnını doyurabilirken işvereninin hakaretlerine ve şiddetine de katlanır. Dükkâna yardım istemek için gelen yaşlı bir adamın kovulması, çocuğun vicdanıyla korkusu arasında seçim yapmasını gerektiren kırılma anını oluşturur.
Ali, cebindeki son parayı yaşlı adama ulaştırmak için dükkândan çıktığında işini de kaybeder. Öykünün gerilimi, yoksulluk içindeki bir çocuğun merhametinden vazgeçmeden yeni bir yol bulup bulamayacağı sorusunda toplanır. Maddi zenginlik ile gönül zenginliği arasındaki karşıtlık, başlığın taşıdığı ironiyi belirginleştirir; iyiliğin değeri sahip olunan parayla değil, paylaşma cesaretiyle ölçülür.
Başlık öyküsüne eşlik eden diğer kısa anlatılar, çocukların gündelik hayatta karşılaşabileceği farklı seçimleri ve sonuçlarını ele alır. Farklı olaylar etrafında gelişen bu metinler; emek, dürüstlük, dayanışma ve sorumluluk düşüncelerini açık bir dille işler. Derleme, genç okurlar için ahlaki seçimi soyut öğütler yerine karakterlerin karşılaştığı somut sınamalar üzerinden anlatır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş