
Cem Sultan, Osmanlı tahtına yürüyen bir şehzadenin giderek daralan mücadelesini tarihî roman biçiminde anlatır. Büyük siyasi hayaller kuran Cem, padişahlık arzusuyla önündeki engeller arasında kaldıkça yalnız rakipleriyle değil, kendi iç dünyasındaki çatışmalarla da yüzleşir. Şair ruhunun isyanı ile dindar mizacının tevekkül ve teslimiyet isteği aynı kişilikte karşı karşıya gelir.
Taht mücadelesi başarısızlığa yaklaştıkça tereddütler, bocalamalar ve iç hesaplaşmalar anlatının duygusal merkezini oluşturur. Gurbet ve esaret ihtimali, bir hükümdar adayı için siyasetin kişisel bedelini görünür kılar. Yavuz Bahadıroğlu kahramanı yalnız tarih kitaplarındaki bir isim olarak bırakmaz; iktidar isteği, inanç, şiir ve aile mirası arasında sıkışan bir insan olarak ele alır.
Roman eski kaynaklardan yararlanarak Cem Sultan'ın hayat yolunu tarihsel olaylarla psikolojik gerilim arasında kurar. Okur sonucu bilse bile anlatının asıl ağırlığı, şehzadenin karar anlarında ve umut ile kabulleniş arasındaki geçişlerinde yatar. Cem Sultan, Osmanlı hanedan mücadelesini kişisel bir trajediye dönüştürürken, iktidara yaklaşmanın özgürlük, vatan ve benlik üzerinde nasıl ağır bir yük yaratabileceğini lirik bir bakışla araştırır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş