Mustafa Kutlu'nun Yoksulluk İçimizde adlı eseri, aynı devlet dairesinde çalışan Süheyla, Engin ve Şükran'ın çevresinde birbirine bağlanan hikâyeler kurar. Süheyla ile Engin arasındaki yakınlık, iki gencin yoksulluk ve yükselme karşısındaki farklı tutumları yüzünden sınanır. Engin, maddi sıkıntıdan kurtulmayı başarı ve zenginlikle özdeşleştirirken Süheyla, gündelik hayatın içinde başka bir anlam arayışına yönelir. Aralarındaki mesafe büyüdükçe dışarıdan görünen yoksulluk ile insanın kendi içinde taşıdığı eksiklik arasındaki ayrım belirginleşir.
Kutlu, olayları düz bir aşk hikâyesi halinde anlatmak yerine kısa bölümler, ayetler ve iç konuşmalarla parçalı bir yapı kurar. Bu düzen, karakterlerin kararlarını yalnız ekonomik koşullarla açıklamaz; arzu, vicdan, inanç ve modern şehir hayatının değerleri arasındaki gerilimi de anlatının merkezine taşır. Eserde para, tek başına kötülüğün simgesi değildir; asıl sorun, insanın sahip olma isteğini hayatın ölçüsüne dönüştürmesidir. Yoksulluk İçimizde, sade görünen ilişkiler üzerinden manevi yoksunluğun nasıl oluştuğunu araştırırken, dönüşümü yüksek sesli hükümlerden çok karakterlerin sessiz uzaklaşmaları ve yeniden yönelişleriyle hissettiren yoğun bir anlatı ortaya koyar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
“Yeryüzü devasa bir tiyatro sahnesidir, herkes rolünü ezberlemeli.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş