
John Fowles’ın Yaratık romanı, 1736 İngiltere’sinde beş yolcunun gizemli seyahatiyle başlayan ve grubun dağılmasının ardından yürütülen sorgulamalarla biçimlenen tarihsel bir kurmacadır. Bir kişinin ortadan kaybolması, bir diğerinin ölümü ve geride kalanların birbiriyle uyuşmayan ifadeleri, olayların tek bir kesin açıklamaya bağlanmasını engeller.
Anlatı mektuplar, tutanaklar ve tanık ifadeleri arasında ilerler. Her belge geçmişe yeni bir ayrıntı eklerken önceki anlatının güvenilirliğini de sarsar. Fowles, dönemin sınıf ilişkilerini, cinsellik anlayışını, bilimsel merakını ve dinsel hareketlerini bir polisiye soruşturmanın gerilimine yerleştirir. Romanın tarihsel zemini, daha sonra Shaker topluluğunun doğuşuyla ilişkilendirilecek düşünsel ve manevi arayışları da kapsar.
Okur, soruşturmayı yürütenlerin aradığı türden kapanmış bir hakikate kolayca ulaşamaz; olağanüstü ile akla uygun açıklama yan yana kalır. Soruları soran kişinin toplumsal konumu, hangi ifadenin güvenilir sayılacağını doğrudan etkiler. Bu bilinçli belirsizlik, tarihin de çoğu zaman eksik belgeler ve iktidar sahibi anlatıcılar aracılığıyla kurulduğunu düşündürür. Yaratık, gizemin çözümünden çok bir olayın kimin diliyle kayda geçtiğinin anlamı nasıl değiştirdiğini araştıran deneysel yapısıyla öne çıkar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
“...iki gerçek vardır, bayan. birisi inanan kişinin gerçeği, ötekisi ise tartışılmaz olan gerçek. sizin bize kendi gerçeğinizi vereceğinizden eminiz,ama bizim aradığımız ikincisi...”
“kuşkulanılan gerçek daha az gerçek değildir”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş