Sekiz yaşındaki Barnaby Brocket dışarıdan yaşıtlarına benzese de doğduğu günden beri yerçekimine uymaz ve havada süzülür. John Boyne'un Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk romanında Barnaby bu özelliğini doğal kabul eder; sürekli yerde olmanın nasıl bir şey olduğunu hiç bilmez. Anne ve babası ise her şeyin sıradan ve ölçülü olmasına takıntılıdır. Çocuklarının farklılığı onların kurduğu kusursuz aile görüntüsünü bozduğu için Barnaby'yi ne pahasına olursa olsun "normal" hâle getirmeye çalışırlar.
Ailenin baskısı trajik bir karara dönüştüğünde Barnaby, Sidney Limanı'ndan göğe yükselir ve onu evinden çok uzaklara taşıyan olağanüstü bir yolculuğa çıkar. Karşılaştığı insanlar, farklılığın utanılacak bir kusur değil, kişiyi kendisi yapan özelliklerden biri olabileceğini anlamasına yardımcı olur. Barnaby'nin macerası hem fiziksel bir dünya gezisi hem de ailesinin beklentilerinden bağımsız bir kimlik kurma sürecidir. Boyne, hüzünlü başlangıcı mizah ve hayal gücüyle dengeler; normallik fikrini çocukların görebileceği açıklıkta sorgular. Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk, ait olma isteği ile kendinden vazgeçmeme arasındaki gerilimi anlatan, çocuklara ve yetişkinlere seslenen fantastik bir büyüme romanıdır.