
“yalnızlık; özgünlük, cesur ve şaşırtıcı bir güzellik ve şiirsellik üretir. ama aynı zamanda sapkınlık, absürtlük ve yasak da üretir.”

Thomas Mann'ın Venedikte Ölüm 1929 Nobel Edebiyat Ödülü kitabı, ünlü yazar Aschenbach'ın yorucu bir çalışma döneminin ardından Venedik'e yaptığı yolculuğu anlatır. Gerilimlerinden kurtulmak ve düzenli hayatına ara vermek isteyen sanatçı, tatil kentinde genç Polonyalı Tadzio'yla karşılaşır. Çocuğun olağanüstü güzelliği karşısında duyduğu hayranlık, giderek düşüncelerini ve davranışlarını ele geçiren bir tutkuya dönüşür.
Venedik'i salgın hastalık sararken Aschenbach tehlikeyi fark eder. Buna rağmen Tadzio'ya yakın kalma isteği, kentten ayrılma ve kendini koruma iradesine üstün gelir. Sanatçının güzellik arayışı ile bedensel çöküşü aynı anda ilerler; disiplinli yaşamının altında tuttuğu arzular ölüm korkusunu bastırır. Kentin hastalıklı atmosferi, içsel çözülmesinin dış dünyadaki karşılığı hâline gelir.
Uzun öykünün merkezinde sanatçının trajik çıkmazı bulunur. Güzellik ve sanat, yaşamı yücelten değerler olmaktan çıkarak onu yok oluşa sürükleyebilecek bir güç kazanır. Aşk ile ölüm simgeleri, Mann'ın yazarlığında bir dönemi kapatan yoğun bir duyarlılıkla birleşir. Venedikte Ölüm, estetik hayranlığın saplantıya dönüşmesini, yaşlanmayı ve iradenin tutkuyla yenilgisini inceleyen modern bir klasiktir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

“yalnızlık; özgünlük, cesur ve şaşırtıcı bir güzellik ve şiirsellik üretir. ama aynı zamanda sapkınlık, absürtlük ve yasak da üretir.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş