
Fakir Baykurt’un Unutulmaz Köy Enstitüleri kitabı, yazarın bir Köy Enstitüsü mezunu, öğretmen ve edebiyatçı olarak taşıdığı tanıklığı yazı ve söyleşilerde bir araya getirir. Baykurt, enstitülerin köy çocuklarını ders, üretim, tarım, sanat, okuma ve ortak yönetim deneyimini birleştiren bir yapıda yetiştirdiğini anlatır. İsmail Hakkı Tonguç’un eğitim anlayışı, öğrencilerin okul yaşamına katılımı, mezunların köylere dönüşü ve bu modelin kırsal kalkınmayla ilişkisi kitabın temel eksenleridir.
Metin tek çizgili bir kurum tarihi değildir; farklı tarihlerde yazılmış parçalar, anılar ve siyasal değerlendirmeler yan yana gelir. Bu nedenle bazı düşünceler tekrarlanırken, aynı tekrar Baykurt’un yıllar boyunca değişmeyen kaygılarını da gösterir. Enstitülerin kısa ömrü, kapatılma süreci ve mezunlarının karşılaştığı baskılar, kişisel hafızayla kamusal eğitim tartışmasını buluşturur. Unutulmaz Köy Enstitüleri’nin ayırt edici değeri, kurumları kusursuz bir efsaneye çevirmeden onları içeriden yaşamış bir yazarın sesini korumasıdır. Bu bakış, kuruluş ilkeleriyle sonraki tartışmalar arasındaki sürekliliği aynı tanıklık içinde görünür kılar. Bu tanıklık, eğitim politikasının sınıf, köy yaşamı, yurttaşlık ve kültürel üretimle nasıl kesiştiğini gösterir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
“Ben üç şeyle övünmesini isterim Türkiye’nin: Atatürk’ün gerçekleştirdiği kendine dönüş ve bağımsızlık politikası, Hakkı Tonguç’un gerçekleştirdiği demokratik eğitim. Ve Nazım Hikmet’in getirdiği insancıl, ulusal şiir.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş