
Ben yaşamımın hiçbir parçasının, en küçücük parçasının bile ziyan olmasını istemem. ... İşte ben rüyalarımın bile ziyan olmamasını, bir işe yaramasını isteyen dünyanın en cimri bir cimrisiyim. Rüyalarım da benim yaşamım, hem de yaşamımın en güzel bölümleri... Heykeltıraş Münevver’i dinleyelim: ... Nâzım – Şimdi söyleyin bakayım, siz nasıl çalışacaksınız? diye sordu. Dedim ki: – Sizi, başınız yukarda, bütün büyüklüğünüzle göstermek istiyorum. Yine güldü. – Niye şablon işleyeceksiniz, kolay olduğu için mi? – Ben sizi bir kahraman, boyun eğmez bir kişi olarak göstermek istiyorum. – Yani kahramanın acı, üzünçlü zamanı olmaz mı? Eserde hayat arayın, hayat... Gerçeği arayın! Nâzım Hikmet’in gerçeğe olan saygısı burda da ortaya çıkıyor. İnsanın, –sevilen, yüceltilen insanın bile– tek yanlı, salt olumlu yanlarıyla verilmesine karşıdır. Nâzım’ın bu düşüncesini açığa çıkaran daha pekçok anı-lar, yazılar vardır. Bu açıklamayı şunun için yapmak zorunu duydum. Kimileri, bu dizi yazıda Nâzım’ın küçültüldüğü sanısına kapıl-mışlar yada özellikle öyle bir sanı yaratmaya kalkmışlardır. Ben, gerçekliğine inandığım, belgeleri olan şeyleri yazıyorum. Bunu da Nâzım’a olan büyük saygımdan yapıyorum. Çünkü o, böyle olmasını, gerçeğe saygılı olunmasını isterdi. Buyüzden, kendi heykelini, alnı yukarda bir kahraman olarak yapmak isteyen genç heykeltıraş Münevver’e, – Gerçeği arayın! diyordu.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş