
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 376 p. Ortadogu'da kartlar yeniden karilirken; demografik, kültürel, siyasi her bakimdan neredeyse bin yildir var olan Türklük yine sahipsiz, yine kendi kaderiyle bas basadir. Dünya ne Irak'taki, ne de Suriye'deki 6.5-7 milyon insani görmüyor, seslerini duymuyor. Emperyalist ülkeler, yaptiklari hiçbir gelecek planlamasinda Türkmenlerden söz etmiyorlar. Bir milletin evlatlari, bin yildir sahibi olduklari topraklarda yabanci muamelesi görüyor, adeta yok sayiliyorlar. "Güney: Türklügün Kanayan Yarasi (Irak ve Suriye Türkleri)", iste Türkiye'nin Güneyindeki bu insanlarin var oldugunu ve var olmaya da devam edeceklerini haykirmak için yazildi. Irak'in da Suriye'nin de etnik olarak Araplardan sonra ikinci asli unsuru Türklerdir. Kimse bu insanlari yok sayamaz. Irak ve Suriye Türkleri emperyalizmin oyunlarinin kurbani olmayacak, Türkiye Türklügünün dogal bir parçasi olarak yasamaya devam edeceklerdir. Güney Türklügüne sahip çikmak, Musul'u, Halep'i düsünmek; Ankara'yi, Izmir'i, Istanbul'u, Trabzon'u, Antalya'yi ve Kars'i düsünmekle es degerdir. - Yrd. Doç. Dr. Ali Güler
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş