
Millet ruhu ile bağları kopartılan bugünkü okul, millete insan yetiştirmek için değil, fabrikaya usta yetiştirmek için çalışıyor.

Nurettin Topçu, Türkiye'nin Maarif Dâvası'nda toplumsal dönüşümün başlangıç yerini okul olarak belirler. Ona göre her milletin zihniyetinden, örflerinden ve ruh yapısından doğan kendine özgü bir mektebi olmalıdır. Eğitim; yalnız müfredat ve yöntem seçimiyle sınırlanamaz, terbiye ilkelerinden psikolojik temellere ve okul binasının düzenine kadar ortak bir kültür anlayışı taşımalıdır.
Topçu, geçmişte millî mektep işlevi gören medresenin toplumun gelişimini izleyemediğini ve dünya düşüncesiyle bağını kaybederek çöktüğünü savunur. Onun yerine açılan modern okullar da Batı düşüncesinin gelişimini yaratıcı biçimde sürdürememiştir. Parça parça bilgi edinme isteği, insanı evrensel ve ilahî hakikate yönelten bütünlüklü eğitim idealinin yerini tutmaz. Bu nedenle mesele eski kurumları geri getirmek ya da yabancı bir modeli kopyalamak değildir.
Türkiye'nin Maarif Dâvası, eğitimi teknik bir yönetim konusu olmaktan çıkarıp ahlaki ve toplumsal bir dava olarak ele alan denemelerden oluşur. Gerçek okul, hakikati aramayı değerli gören öğretmenler ve öğrenciler yetiştirmelidir. Topçu'nun temel tezi, hakikat aşkı toplumda saygın ve ortak bir harekete dönüşmedikçe millî eğitimin kurulamayacağıdır. Kitap, Türkiye'de eğitim sisteminin amacı ve insan tasavvuru üzerine köklü bir sorgulama sunar.
Bookspace topluluğundan 9 gönderi

Millet ruhu ile bağları kopartılan bugünkü okul, millete insan yetiştirmek için değil, fabrikaya usta yetiştirmek için çalışıyor.

Maarif hayata mağlup oldu, mektep mideye mağlup oldu.

Çocuklarına yabancı dil öğretmek için yabancı mektebe koşanlar, pire uğruna yorganlarını yakıyorlar. Bu adamlar, bir avuç su içmek için suda boğulanlardır.

Mesleğine mektep gibi bağlanmayan insan, cemiyet içinde bir parazit olarak yaşamaya mahkûmdur.

Din görevinin bile para ile yapıldığı bir düzenin tersine çevrilmesi lâzım geliyor.

Neyi bilip, neyi bilmemesi lâzım olduğunu düşünmek, düşüncenin ilk işidir.

Edineceği bilgileri seçmeyip her görüp işittiğini öğrenen insanın bütün bilgileri faydasız ve değersizdir.

köy çocukları ancak büyük şehirlere gelince bozuluyorlar.

hayatta esas olan hâdise yaşamak, mektepte ise tanımaktır.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş