
ilk yerli roman

Şemseddin Sâmî’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanı, kendi seçimleriyle yaşamak isteyen iki gencin aşkını gelenek baskısı altında ele alır. Talat Bey, geleneğe karşı çıkılarak kurulmuş bir evliliğin tek çocuğudur. Fitnat Hanım’ın hayatı ise kadının iradesini ikinci plana atan kurallar yüzünden daralmıştır. Kaderin bir araya getirdiği Talat ile Fitnat, birbirlerini tanımadan başlayan yakınlıklarını gerçek bir kavuşmaya dönüştürmeye çalışır.
İki âşığın önünde yalnız ailelerin onayı yoktur; bireyin isteğini geçersiz sayan köklü bir toplumsal düzen bulunur. Aşk bu nedenle özel bir duygu olmaktan çıkar ve evlilik, kadınların konumu, aile otoritesi ile kişisel özgürlük üzerine bir çatışmaya dönüşür. İstanbul sokakları ve dönemin gündelik hayatı, gençlerin önündeki görünmez duvarları somutlaştıran bir çevre oluşturur.
İlk Türkçe romanlardan biri kabul edilen Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, edebiyat tarihindeki konumuyla da önem taşır. Şemseddin Sâmî, Talat ile Fitnat’ın kavuşma arzusunu yalnız romantik bir macera olarak kurmaz; aşkı toplumsal bir mesele halinde işler. Geleneğin belirlediği kader ile insanın kendi hayatına yön verme isteği arasındaki gerilim, romanın trajik yönünü besler ve sonraki anlatılara açılan bir başlangıç noktası oluşturur.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

ilk yerli roman
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş