
Şemseddin Sâmî, Kamus-i Türki'yi bir dilin kelime hazinesini düzenleyip erişilebilir kılan kapsamlı bir başvuru eseri olarak kurar. Sözlüğün başlangıcındaki dil ve hazine benzetmesi, kelimelerin yalnız tek tek anlamlarını vermenin ötesinde, Türkçenin ifade gücünü bir arada gösterme amacını açıklar. Sâmî'nin yaklaşık iki yıllık bir çalışmayla hazırladığı eser, Sultan II. Abdülhamid'in tahta çıkışının yirmi beşinci yılına ithaf edilmiş ve ilk kez 1901'de İkdam gazetesi tarafından basılmıştır. Dönemi için geniş kapsamlı bir Türkçe sözlük olması, kitabın dil tarihi içindeki yerini belirler.
Kamus-i Türki'nin sonraki serüveni de eserin kullanım biçimini etkiler. İlk baskının uzun süre fotokopi yöntemiyle çoğaltılması, bazı nüshalarda harflerin silikleşmesine ve maddelerin okunmasının güçleşmesine yol açmıştır. Yeniden ele alınan baskıların temel hedefi, bu okuma sorununu azaltarak sözlüğü araştırmacılar ve Türkçenin tarihsel söz varlığıyla ilgilenen okurlar için daha kullanışlı hâle getirmektir. Eser, kelimeleri bir araya getiren tarihî bir sözlük olmasının yanında, Osmanlı Türkçesinden modern Türkçeye uzanan dil çalışmalarında başvurulan önemli bir kültür belgesidir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş