
Kendini yeniden var etmeye çalışıyordun; göçebe kaldın.

Selim İleri’nin Sona Ermek romanının merkezinde, edebiyat dünyasında yerini edinmiş bir yazar bulunur. Kahraman, hayatının romanı saydığı metni tamamlamaya ya da baştan kurmaya çalışırken yalnızca sözcüklerle uğraşmaz; kendi geçmişini, seçimlerini ve bugün geldiği noktayı da yeniden değerlendirmek zorunda kalır. Yazma süreci, bitirilmesi gereken bir eser ile yüzleşilmesi gereken bir hayatı aynı masada buluşturur.
Romanın gerilimi dışarıdaki büyük olaylardan çok yazarın içinde sürdürdüğü hesaplaşmadan doğar. Bir yaşamı anlatıya dönüştürmek, hangi anıların korunacağına, hangilerinin başka türlü yorumlanacağına karar vermeyi gerektirir. Tamamlama isteği ile yeniden yazma dürtüsü arasındaki gidip gelme, geçmişin sabit bir kayıt olmadığını hissettirir. Kahraman kendi hikâyesini biçimlendirdikçe, metnin ona yönelttiği sorulardan kaçamaz.
Yazarlığı bir meslek görüntüsünün ötesinde, insanın kendi varlığıyla karşı karşıya kaldığı bir alan olarak ele alan Selim İleri, tanınmış bir yazarın üretim sancısını iç muhasebe duygusuyla yan yana getirir. Sona Ermek boyunca ortaya çıkacak romanın sonucu geri çekilir; yazan kişinin kendine karşı dürüstlüğü ve bir hayatın gerçekten tamamlanıp tamamlanamayacağı asıl gerilimi oluşturur.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Kendini yeniden var etmeye çalışıyordun; göçebe kaldın.

İyi bir dost oldun; dostluğunu sevdi, seni hiçbir zaman aşkla sevmedi.

Yaşlandıkça sen, herkes hayattan çekiliyor, dostların, tanışların birer ikişer, bugün onun, yarın ötekinin ölüm haberi. Hangi birine yetiş, üzül, kaç yaşındaydı?
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş