
Eski İstanbul evlerinin kapılarındaki mor, kırmızı, yeşil, mavi ve sarı tepe camları, İstanbul Seni Unutmadım'ın hafıza dünyasına açılan küçük ayrıntılardır. Selim İleri, bugün çok ender rastlanan bu renkleri çocukluğun ve kaybolan şehir hayatının işaretleri olarak ele alır. Genç kalmış renklerle yıpranmış mekânlar arasındaki karşıtlık, geçmişe duyulan sevginin yanında zamanın geri çevrilemezliğini de hissettirir.
Anlatı, kişisel hatıraları romanlarda, şarkılarda ve filmlerde korunmuş İstanbul görüntüleriyle buluşturur. Şehir yalnız sokaklardan ve evlerden oluşmaz; kültürel belleğin taşıdığı sesler, sahneler ve duygular da onun parçasıdır. İleri'nin yaklaşımı, kaybolan kenti eksiksiz biçimde yeniden kurmaya çalışmak yerine belirli renklerin, eşyaların ve sanat eserlerinin çağrıştırdığı atmosferi izler.
İstanbul Kitaplığı dizisinin ikinci cildi olan İstanbul Seni Unutmadım, Selim İleri'nin hayal İstanbul'a yaptığı edebî yolculuklardan biridir. Kitabın merkezinde tek bir olay örgüsü değil, unutmayı reddeden bir anlatıcının seçtiği ayrıntılar bulunur. Renkli camların dayanıklılığı ile eski yaşam biçimlerinin silinişi yan yana geldikçe şehir, hem somut bir yer hem de kişisel-kültürel bir hatıra alanı olarak görünür. Eser, İstanbul üzerine anı ve deneme okumalarını sevenler için melankolik, duyusal bir şehir portresi sunar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!