Susmak, aptallığın değilse bile, iyi niyetin işareti sayılır. Oysa, iyi niyetle aptallık arasında ne kadar fark kaldığını, ben epeyce zamandır kestiremiyorum.

Attilâ İlhan'ın Sokaktaki Adam romanı, ne istemediğini bilen fakat ne istediğini bir türlü kestiremeyen yalnız Hasan'ın hikâyesini anlatır. Hasan aşkını unutmak ve iç sıkıntısını denizlere akıtmak için güzel sanatlar eğitimini yarıda bırakıp gemilerde çalışmaya başlar. Yolculuk, ona geçmişinden uzaklaşma imkânı verse de kimlik ve yön arayışını sona erdirmez. Deniz yaşamı, karadaki duygusal sorunlardan kaçış sunarken Hasan'ı belirsiz ve yasa dışı fırsatlara da açık hâle getirir.
Saf, duygusal ve ürkek Yakup, kimliğini Hasan'la tamamlayan kamarot arkadaşı ve sırdaşıdır. Meryem ise Hasan'ı anlayan, seven ve ona sığınak olan bir fahişedir. Üç karakter arasındaki bağ, toplumsal konumların ve kişisel kırılganlıkların ötesinde gelişir. Hasan'ın kaçma isteği, Yakup'un bağlılığı ve Meryem'in koruyucu yakınlığı birbirini tamamlayan fakat dengesiz bir dayanışma oluşturur. Yakup ve Meryem, Hasan'ın kendi içinde çözemediği kimlik arayışının iki farklı aynası gibi işlev görür.
Hasan ile Yakup kaçak kürk işine bulaşır. Kürkleri sakladıkları “Zula” adlı gemiyle İstanbul'a demirleyip karaya çıktıklarında bol para bulmayı beklerler; karşılarına ise macera ve tehlike dolu günler çıkar. Anlatı, denizden kente uzanan suç serüvenini Hasan'ın aşk, yalnızlık ve kendini bulma çabasıyla birleştirerek keskin tempolu bir şehir romanı kurar.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi
Susmak, aptallığın değilse bile, iyi niyetin işareti sayılır. Oysa, iyi niyetle aptallık arasında ne kadar fark kaldığını, ben epeyce zamandır kestiremiyorum.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş