
İnandığını yaptığın, düşündüğünü söylediğin her şey birilerine karşı çirkinleştirir seni... Atilla İlhan

12 Eylül döneminin baskıcı atmosferi, Korkunun Krallığı'ndaki şiirlerin tarihsel zeminini oluşturur. Attilâ İlhan, özgürlüklerin yok edildiği, insanların sindirildiği ve şiddetin gündelik hayata yayıldığı bir ülkeyi aşk, özlem, acı ve öfke üzerinden anlatır. Siyasal ortam, soyut bir arka plan olarak kalmaz; sirenlerin sesi, zincirlerin şakırtısı ve sokaklara sızan kan gibi somut imgelerle şiirin içine girer.
Kitaptaki insanlar korkuya rağmen hissetmeyi ve konuşmayı sürdürür. Bir insanın ağlayışı ya da bir kadının acıyla sarhoş oluşu, büyük siyasal baskının kişisel hayatlardaki karşılığını gösterir. İlhan, toplumu değiştirme ihtimalini korurken dönemin yaralarını hafifletmez; umut, gerçek şiddetin içinden geçen dirençli bir ses olarak belirir.
Korkunun Krallığı, bireysel lirizm ile politik şiiri bir araya getiren dönem tanıklığıdır. Attilâ İlhan'ın ritimli ve görüntü yüklü dili, darbe yıllarının bunalımını haber metni gibi aktarmak yerine insan duygularında yeniden kurar. Aşk ve özlem, özgürlük isteğinden ayrılmaz; korku düzeninin hedef aldığı insanlık hâllerini savunan bir şiir alanı açar. Eser, 12 Eylül'ün toplumsal ve ruhsal izlerini şiir aracılığıyla anlamak isteyen okurlar için yoğun bir koleksiyondur.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

İnandığını yaptığın, düşündüğünü söylediğin her şey birilerine karşı çirkinleştirir seni... Atilla İlhan
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş