
Profesör, "Momento mori" demiști. "öleceğini unutma... ve iyi yaşa."

Dan Brown’ın Sırların Sırrı romanında Robert Langdon, birlikte olduğu bilim insanı Katherine Solomon’ın konferansı için Prag’a gider. Noetik bilim alanında çalışan Katherine, insan bilincinin doğasına ilişkin keşiflerini anlattığı ve yerleşik inançları sarsabilecek bir kitap yayımlamaya hazırlanmaktadır. Bilimsel araştırma ile kadim düşünceler arasındaki bu çalışma, kısa sürede tehlikeli bir mücadelenin merkezine yerleşir. Langdon için konferans yolculuğu, beklediği akademik buluşmadan bütünüyle farklı bir sınava dönüşür.
Acımasız bir cinayetin ardından Katherine, hazırladığı kitapla birlikte ortadan kaybolur. Prag’ın eski mitlerinden çıkmış gibi görünen bir katilin izini süren Langdon, aynı zamanda karanlık bir örgütün hedefi olur. Kayıp vakasını çözme çabası, dar sokaklar ve saklı işaretler arasında ilerleyen bir zaman yarışına dönüşür. Her yeni ipucu hem Katherine’ın nerede olduğu sorusunu hem de araştırmasının kimleri tehdit ettiğini daha önemli hâle getirir.
Olaylar Londra ve New York’a uzandıkça Langdon’ın aradığı şeyin yalnızca Katherine olmadığı anlaşılır. İnsan zihni ve bilincine dair bilgileri değiştirme ihtimali taşıyan araştırma, farklı güçlerin ele geçirmek istediği bir sırdır. Roman, bilimin ölçülebilir gerçekleriyle kadim öğretileri aynı gerilim hattında buluşturur. Gerçeğin ne olduğu, nasıl bilinebileceği ve nerede saklandığı soruları, kişisel kurtarma arayışıyla küresel sonuçlar doğurabilecek keşif arasındaki bağı kurar.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Profesör, "Momento mori" demiști. "öleceğini unutma... ve iyi yaşa."

Başlıyorum
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş