
On dokuzuncu yüzyılın başlarından itibaren hızlanan çözülme, Osmanlı toplumunu siyasal yenilgilerin ötesinde bir inanç ve dayanışma sınavıyla karşı karşıya bırakır. Yavuz Bahadıroğlu’nun Sel romanı, İstiklal Savaşı’na giden yolu hazırlayan sosyal ve psikolojik koşulları tarihî kurmaca içinde araştırır. Uzun süre İslam dünyasının öncülüğünü üstlendiği düşünülen bir milletin gücünü neden kaybettiği sorusu, anlatının tarihsel arka planını belirler.
Romanın dünyasında dış baskılar ile içerideki dağılma duygusu birbirini besler. Toplumun ortak hedeflerden uzaklaşması, kurumlarla birlikte insanların direnme iradesini de zayıflatır. Buna karşılık iman, bütün şartların aleyhte göründüğü bir dönemde yeniden ayağa kalkma gücünün dayanağı olarak işlenir. Başlıktaki sel imgesi, kontrol edilmesi güç çözülüşü ve bu akışa karşı gösterilen toplu direnci aynı çerçevede toplar.
Sel, Yavuz Bahadıroğlu’nun yakın tarihe millî ve manevi değerler açısından baktığı bir romandır. Merkezî gerilim, yenilginin kaçınılmaz olduğu düşüncesiyle bağımsızlık için harekete geçme kararlılığı arasında kurulur. Eser, tek tek savaşların sonucuna odaklanmak yerine bir toplumun psikolojik kırılmadan ortak mücadele bilincine nasıl yöneldiğini sorgular; tarihsel dönüşümü inanç, sorumluluk ve birlik kavramları üzerinden anlamlandırır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş