
Sarı Duvar Kağıdı, sinirsel rahatsızlık yaşadığı düşünülen bir kadının yaz aylarını geçirdiği sayfiye evinde tutulduğu odadan anlattığı sarsıcı bir öyküdür. Hekim olan kocası dinlenmesini ister; okumasını ve yazmasını sınırlayarak iyileşeceğine inanır. Anlatıcı ise düşüncelerini gizlice kâğıda dökerken, odanın sarı duvar kaplamasına giderek daha yoğun bir dikkat yöneltir.
Başta yalnızca çirkin görünen desen, kapalı hayatın baskısı arttıkça anlam yüklü bir görüntüye dönüşür. Kadının çevresindekiler onun sözlerini ciddiye almadıkça odadaki şekiller, bastırılan korkularını ve özgürlük arzusunu yansıtan bir yüzey hâline gelir. Gerçek ile sanrı arasındaki sınır, anlatıcının birinci tekil sesi içinde adım adım bulanıklaşır.
Charlotte Perkins Gilman kısa anlatıyı kadınlara biçilen ev içi rollerin ve otorite adına uygulanan denetimin eleştirisine dönüştürür. Yazma isteği burada sanatsal uğraşı aşarak kişinin kendi sesini koruma çabasına dönüşür. Sarı Duvar Kağıdı, ruhsal kırılmayı korku atmosferiyle işlerken, bakım ile baskı arasındaki tehlikeli yakınlığı okura hissettirir.
Odanın sınırlı alanı, anlatıcının zihnindeki baskıyı büyüten kapalı ve tekrar eden bir sahneye dönüşür.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş