
“ Her gençte olması gereken umut onlarda da varmış , bir gün kaderlerini değiştirecek bir şey olacağına inanmışlar.”

Kadınlar Ülkesi, yalnız kadınlardan oluşan ve işbirliği üzerine kurulmuş bir toplumu tasvir ederek ataerkil düzenin alışılmış kabullerini tersine çevirir. Bu ülkede rekabet, savaş, yoksulluk, cinsiyet ayrımcılığı ve cinsiyete dayalı iş bölümü bilinmeyen deneyimlerdir. Farklılığın yarattığı şaşkınlık, okurun kendi toplumunda doğal saydığı kurumlara ve davranışlara yeniden bakmasını sağlar.
Charlotte Perkins Gilman ütopya geleneğini hem eleştiri hem özlem taşıyan politik bir biçim olarak kullanır. Erkek merkezli klasik ütopyalarda görünmez kalan kadınlar burada toplumsal düzenin kurucularıdır. Anlatının mizahı, kadınlara atfedilen kalıplarla bu ülkenin gerçekliği arasındaki uyuşmazlıktan doğar. Böylece aile, çalışma hayatı, eğitim ve toplumsal değerler hakkındaki varsayımlar doğrudan tartışmaya açılır.
Eserin dönemsel önemi, feminist düşünceyi ütopya biçiminin merkezine yerleştirmesinde belirginleşir. Ancak metin yalnız ideal bir yer betimlemekle yetinmez; sınıflı ve erkek egemen toplumun kadınları tanımlama biçimini de eleştirir. Kadınlar Ülkesi, okuru kusursuz bir model kabul etmeye çağırmaktan çok, mevcut düzenin hangi eşitsizlikleri kaçınılmazmış gibi sunduğunu fark etmeye yöneltir. Canlı ve düşünsel yapısı, toplumsal cinsiyet tartışmasını soyut bir tezden hayal edilebilir başka bir yaşama taşır.
Bookspace topluluğundan 12 gönderi

“ Her gençte olması gereken umut onlarda da varmış , bir gün kaderlerini değiştirecek bir şey olacağına inanmışlar.”

“ Medeni bir ülkeye benziyordu açıkçası burası , bilindik herhangi bir ülkeden hiçbir farkı yoktu.”

“ Yaşam bir mücadeledir , öyle olmalı, “ dedi ısrarla. “ Mücadele yoksa hayat da yoktur , bu kadar basit.”

“ Cahil insanlar duydukları herşeye inanırlar.”

“ Konu kadınlar oldu mu betimlemeler kiyafetsiz kalır…”

“ Özgürlük , yalnızca zincirlerin olmaması değil ; korkunun da olmamasıdır.”

“ Ölüm kadar derin , sağlıklı bir çocuğundaki kadar dinç hissettiren bir uykudan uyandım ağır ağır.”

“ Biz annelerimiz için yaşamayız ; annelerimizden aldığımız güçle yaşarız.”

Bizimkinden çok daha uzun olan tarihiniz boyunca, bütün o hizmet etkileşimlerine, icat ve keşif değiş-tokuşuna ve hayranlık duyduğumuz mükemmel ilerlemeye rağmen, sizin bu çok geniş Diğer Dünya'nızda, yine de çoğu bulaşıcı bir sürü hastalık var. Ayrıca, farklı düzeylerde olsa da cehalet, önyargı ve azgın duygular var. Ayrıca demokrasi ilerlemiş, zenginlik artmış olmasına karşın hâlâ huzursuzluk ve bazen de savaşlar görülüyor.

“ Anneler elbette ki çocukları için evde çalışırdı fakat dünya işi başkaydı , onları erkeklerin yapması gerekirdi ve rekabet isterdi.”

“ Oysa bu kadınlar en yüce görev için hep beraber çalışıyorlardı: İnsan yaratıyorlardı ve iyi insanlar yaratıyorlardı.”

buradaki bacılarıma bir öneridir. erkeğin olmadığı bir dünya üzerine yazılmıs. 🦦
“Neyin önemli olduğuna dair fikirlerim değiştikten sonra duygularımın da değiştiğini fark ettim.”
“O çok sevdiğimiz dişi cazibe denen şeyin aslında dişilikle alakası yoktu, aksine bu, bizi memnun etmek için için geliştirilmiş -çünkü bizi memnun etmelidirler ya-, erkekliğin bir yansımasından ibaretti...”
“Hiçbir şey sahip olmak için değil, herkes için vardır.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş