Bekir Yıldız'ın Sahipsizler - Dünyadan Bir Atlı Geçti kitabı, gurbet, göç, töre ve yoksulluk çevresinde kurulan öyküleri bir araya getirir. Seçkide ekonomik zorlukların yanı sıra memleketten ve aileden uzak kalmanın yarattığı kimlik kaybı öne çıkar. Yerel hayat ile Almanya'daki işçilik deneyimi arasında gidip gelen anlatılar, göçün iki toplumda bıraktığı izleri gösterir.
Ragıp Baba, çalışmak için geldiği Almanya'da ölür ve ailesinden ayrı olduğu için sahipsiz kabul edilir. Bedeninin yakılıp küllerinin ülkesine gönderilmesi, öyküde bürokratik soğukluk ile aidiyet duygusunu çarpıcı biçimde karşı karşıya getirir. Başka metinlerde tecavüzün ardından töre cinayetlerine kurban edilen Anadolu kadınları ve ülkelerini terk etmek zorunda kalan gurbetçiler anlatılır.
Kitabın dünyasında yoksulluk, göç ve şiddet birbirinden ayrı meseleler değildir. İnsanların yaşadığı dışlanma, hem geldikleri toplumun kuralları hem de yabancı ülkedeki çalışma düzeni tarafından derinleştirilir. Karakterlerin bedenleri, emekleri ve hatıraları iki ülke arasındaki mesafenin bedelini taşır. Derleme, “Alamancı” diye anılan işçilerin zorluklarını ve sahipsiz bırakılan hayatları toplumsal gerçekçi bir öykü diliyle ortaya koyar.