Bekir Yıldız, Ve Zalim ve İnanmış ve Kerbela’da Kerbelâ’ya uzanan iktidar mücadelesini Hz. Hüseyin ile Yezid arasındaki tarihsel karşıtlık üzerinden kurar. Yönetme hırsı, inanç ve bağlılık, yaklaşan çatışmanın insani bedelinden ayrı düşünülemez; verilen her karar, gücün hangi hakla kullanıldığı sorusunu keskinleştirir.
Tarihsel olaylar hükümdarlar ve ordular düzeyini aşar. Baskı altında seçim yapmak zorunda kalan insanların korkuları, sadakatleri ve direnme biçimleri öne çıkar. Böylece okur, sonucu bilinen bir trajediyi uzaktan seyretmek yerine adaletin, itaatin ve vicdanın çatıştığı anlara yaklaşır. Zalim ile inanmış arasındaki ayrım adların ötesine geçer ve eylemlerin başkalarına yüklediği bedelde belirginleşir. Kişisel sadakat ile kamusal sorumluluk yan yana geldikçe tarafsız kalma ihtimali de giderek anlamını ve güvenliğini yitirir.
Yıldız’ın yaklaşımı, Kerbelâ’yı kapanmış bir geçmiş olarak değil, iktidarın meşruiyeti üzerine süren bir sorgulama olarak işler. Anlatının ağırlığı trajik sonucun ötesine geçer; insanların baskı karşısında hangi değere tutunduğu ve bu tutumun onları nasıl tanımladığı da aynı ölçüde önem taşır. Gerilim kalıcılaşır.