
Uğruna çaba sarf edeceği bir düşü var mıydı?

2000'li yılların başındaki toplumsal, ekonomik ve kültürel çalkantı, Safran Sarı'nın üç farklı hayatını aynı belirsizlik duygusunda buluşturur. Genç yaşta yükselmiş bir yatırım uzmanı, eski eser kaçakçılığı yapan bir kadın ve üniversite mezunu bir telekız, para ile gücün yön verdiği çevrelerde kendi geleceklerini kurmaya çalışır. Yolları kesiştikçe başarı görüntüsünün ardındaki yalnızlık, tatminsizlik ve kimlik kaybı daha belirgin hâle gelir.
İnci Aral, romanın merkezine “geleceksizlik” düşüncesini yerleştirir. Bir yanda bol para, tüketim ve renkli hayatlar; öte yanda sömürü, çürüyen değerler ve yozlaşan ilişkiler vardır. Karakterlerin savruluşu kişisel tercihleriyle sınırlı kalmaz; içinde yaşadıkları düzen, arzularını ve korkularını sürekli biçimlendirir. Para, güç ve başarıya ulaşma isteği arttıkça sevgiye, umuda ve kendi benliklerine duydukları güven aşınır. Safran rengi, çekicilik ile acı arasındaki bu ikili dünyaya güçlü bir çağrışım kazandırır. Bu karşıtlık, anlatının toplumsal eleştirisini keskinleştirir. Safran Sarı, otuzlu yaşlarındaki bir kuşağın önce yakınlık duygusunu, ardından geleceğe inancını sorgulamasını üç kesişen yaşam üzerinden anlatan sert ve güncel bir romandır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Uğruna çaba sarf edeceği bir düşü var mıydı?
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş