
Köylerden kentlere süren göç, şehirlerin çevresinde yeni gecekondu mahalleleri oluştururken konut ihtiyacı karşılanamaz. Aile gelirlerinin büyük bölümü kiraya gider; lüks yapılar ile yoksul yerleşimler arasındaki ayrım giderek derinleşir. Sabah Olmasın, bu dengesizliği bireylerin talihsizliği olarak değil, belirli bir toplumsal düzenin sonucu olarak ele alır.
Tarık Dursun K., Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'ndaki konut uyarısını romanın düşünsel eşiğine yerleştirir. “Bu böyle giderse” ifadesinin işaret ettiği şey, işsizliği, yoksulluğu ve eşitsizliği yeniden üreten yapıdır. Köyden gelen insanların kentte barınma ve geçinme çabası, modernleşmenin vaatleriyle yaşanan gerçeklik arasındaki mesafeyi açığa çıkarır.
Sabah Olmasın, kolayca melodrama dönüşebilecek bir konuyu gözlemci ve yalın bir anlatımla işler. Gecekondu hayatını dışarıdan seyredilen bir dekor gibi kullanmak yerine insanların gündelik seçimlerine, korkularına ve umutlarına bağlar. Romanın toplumsal eleştirisi, kişileri sloganların aracı hâline getirmeden düzenin hayatlar üzerindeki baskısını gösterir. Eser, kentleşmenin yalnız binaların çoğalması anlamına gelmediğini; adil konut, gelir ve yaşam imkânları kurulmadığında büyüyen şehrin eşitsizlikleri de büyüttüğünü vurgular.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş